Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ)

Aḥkām-ı ezel rūḥ-ı tekevvün bulmuş
Her rūḥ bir üslūb-ı teʿayyün bulmuş
Mīzān-ı meşiyyetde saḳāmet yoḳdur
Her ṭartdıġı şey ḥüsn ü tevāzün bulmuş

Günümüz Türkçesiyle

1. Ezelin hükümleri oluş ruhunu bulmuş; her ruh bir belirlenme üslubu bulmuş.

2. (İlahî) dileğin terazisinde kusur yoktur; tarttığı her şey güzellik ve denge bulmuş.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kâinatın düzeni burada bir terazi imgesiyle anlatılır. İlk beyitte ezelde verilmiş hükümler, oluşun ruhuna dönüşür; her ruh kendine özgü bir belirlenme üslubu, bir "taayyün" biçimi kazanır. Kelâm ve tasavvufun bu soyut terimleri, ikinci beyitte gündelik bir aletle somutlaşır: ilahî dileğin, "meşiyyet"in terazisi hiç eğri tartmaz ve tarttığı her şey güzelliği ve dengesi içinde var olur.

Rubainin kafiyesi "bulmuş" fiiliyle kurulur ve dört mısranın üçü bu fiille biter. Bu tekrar, kâinattaki her şeyin yerini ve ölçüsünü "bulmuş", tamamlanmış olduğu duygusunu ses düzeyinde de verir. "Hüsn ü tevâzün", güzellik ve denge sözü ise şairin estetik bakışını özetler: güzellik ölçüden, dengeden doğar. Divanın başında tesadüfle böyle bir düzenin kurulamayacağını söyleyen müseddes, bu rubaide kısa bir hüküm olarak tekrarlanır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 104 (şiir no. 100; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar