Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Eczā-yı cihān, cümle bu aʿrāż u mevād
Muḥdeŝdir anıñ muḥdiŝi ḫallāḳ-ı ʿibād
Yoḳ ḳudretine ʿilmine bir emr-i muḥāl
Mevcūd-ı ʿadīm eyler ʿadīmi īcād

Günümüz Türkçesiyle

1. Cihanın parçaları, bütün bu arazlar ve maddeler sonradan olmuştur; onları var eden kulları yaratandır.

2. Onun kudretine ve ilmine imkânsız hiçbir iş yoktur; benzeri olmayan var olan, yok olanı var eder.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir Akaid Özeti

Başlığı "Hulâsa-i İ'tikâd-ı Ehl-i Sünnet", Ehl-i Sünnet inancının özeti olan bu rubai, kelâm kitaplarının bir konusunu dört mısraya sığdırır. Âlem, yani cihanın bütün parçaları, "a'râz u mevâd", arazlar ve maddeler, sonradan yaratılmıştır, "muhdes"tir; onları meydana getiren "muhdis" ise Allah'tır. Âlemin hâdis, Allah'ın kadîm olduğu düşüncesi, Sünnî kelâmın, âlemin ezelî olduğunu savunan felsefecilere karşı en temel tezidir. Şairin dönemin maddeci görüşlerine karşı öteki şiirlerinde de savunduğu bu fikir, burada bir ders özeti gibi verilir.

Son mısra bir cinasla kapanır: "Mevcûd-ı adîm eyler adîmi îcâd." Birinci "adîm", benzeri olmayan anlamında Allah'ı nitelendirir; ikinci "adîm" ise yok olan, var olmayan demektir. Benzersiz olan var, var olmayanı var eder. Tezde bu rubaiden sonra gelen ve "vücûdiyye" inancını anlatan rubai, aynı yaratma meselesini vahdet-i vücûd açısından ele alır; iki dörtlük birlikte okunduğunda, şairin kelâm ile tasavvufun yaratılış açıklamalarını yan yana koyduğu görülür.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 104 (şiir no. 101; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar