Özgün Metin
او اقرب من حبل وریداست بمن
از جهل کمانم که بعیداست بمن
دانم که دلی دانم و او اندر دل
لیکن چه ازین علم پدیداست بمن
Latin harfleriyle okunuşu (okuma bizimdir):
O aḳrebu min ḥabli'l-verîd est be-men
Ez cehl gümânem ki baʿîd est be-men
Dânem ki dilî dârem u o ender dil
Lîkin çi ezîn ʿilm pedîd est be-men
Günümüz Türkçesiyle
1. O bana şah damarından daha yakındır; cehaletimden onun bana uzak olduğunu sanırım.
2. Bir gönlüm olduğunu ve onun gönülde olduğunu bilirim; ama bu bilgiden bana ne görünür ki?
Edebî ve Tarihî Yorum
"Aḳrebu min ḥabli'l-verîd", şah damarından daha yakın (Kâf 50/16): bu Farsça rubainin ilk mısraı Arapça bir Kur'an sözüyle açılır. Allah'ın insana bu kadar yakın olduğunu söyleyen ayet, şairin kendi hâliyle karşılaştırılır: o kadar yakın olan, cehalet yüzünden uzak sanılmaktadır. Yakınlık ile uzaklık arasındaki bu çelişki rubainin konusudur.
Bilmek ile görmek arasındaki fark ikinci beyitte söze dökülür. Şair bir gönlü olduğunu ve Allah'ın o gönülde bulunduğunu bilir; Peygamber'e atfedilen "Ben yerlere ve göklere sığmadım, mümin kulumun kalbine sığdım" sözü bu inancın dayanaklarındandır. Ama bilmek, görmek demek değildir: "bu bilgiden bana ne görünür?" Kelâmın ya da kitapların öğrettiği bilgi ile tasavvufun aradığı müşahede arasındaki mesafe, bu kısa soruyla ortaya konur. Rubai, bir önceki akaid özetinin hemen yanında, bilgiyle yetinmeyen bir ruhun huzursuzluğunu dile getirir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 104 (şiir no. 102; yazma vr. 36a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






