Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Maġmūm göñüllerde olan nūr-ı ümīd
Ṣolġun görinür şebde çü mehtāb-ı sefīd
Mehtāb ile göñlümde ġam-ı muʿtediliñ
Ẕevḳin viremez şevḳ-i ḳaddi şems-i şedīd
Günümüz Türkçesiyle
1. Kederli gönüllerdeki ümit nuru, gecede beyaz mehtap gibi solgun görünür.
2. Gönlümde mehtapla birlikte duyduğum ılımlı gamın zevkini, şiddetli güneşin şevki veremez. (İkinci mısra tam açık değildir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Mehtap ile güneş, rubaide iki ruh hâlinin sembolü olarak karşı karşıya konur. Kederli gönüllerde ümit bir mehtap gibidir: vardır ama solgundur, karanlığı tamamen dağıtmaz, yalnızca hafifçe aydınlatır. Şair bu solgun ışığı küçümsemez; aksine onu, güneşin şiddetli parlaklığına tercih eder.
Tercih ikinci beyitte açıkça söylenir: mehtapla gelen ılımlı gamın, "gam-ı mu'tedil"in zevkini güneşin şiddeti veremez. Hüzünlü ama ölçülü bir ruh hâlinin, coşkulu bir sevinçten daha derin bir lezzet taşıdığı düşüncesi, divanın birçok yerinde görülen olgun ve içe dönük duyarlılığın bir örneğidir. Mehtabın beyaz ve solgun ışığı, yaşlılığın sakin hüznünün de bir resmi gibi okunabilir. Son mısraı tezdeki okunuşuyla çözmek güçtür; aktarım anlamın genel yönünü verir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 106 (şiir no. 107; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






