Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Bitdi nefesim sīnede yoḳ ṭāḳat āh
Çeşmimde faḳat ḳaldı biraz nūr-ı nigāh
Ölsem de viṣālinden ümīdim kesmem
El-müʾminü lā yeyʾesü min-ravḥi’llāh
Günümüz Türkçesiyle
1. Nefesim tükendi, göğsümde âh edecek takat kalmadı; gözümde yalnız biraz bakış nuru kaldı.
2. Ölsem de vuslatından ümidimi kesmem; (Arapça) mümin, Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.
Edebî ve Tarihî Yorum
Açılış bir ölüm döşeği sahnesidir. Nefes tükenmiştir, âh edecek güç bile kalmamıştır, gözde yalnızca biraz bakış nuru vardır. Divanın yaşlılık rubailerinin ardından gelen bu dörtlük, bedenin sona yaklaşışını bir yakarışa bağlar.
Ümit, ikinci beyitte ölümün ötesine taşınır: ölse de vuslattan ümidini kesmeyecektir. Arapça son mısra, Kur'an'daki "Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; Allah'ın rahmetinden ancak kâfirler topluluğu ümit keser" (Yûsuf 12/87) ayetinin bir yankısıdır; burada bir vecize gibi kısaltılmıştır. Vuslatın sevgiliyle mi Allah'la mı olduğu söylenmez; tasavvufi okumada ölüm, sevgiliye kavuşmanın, "şeb-i arûs"un kapısıdır ve rubai bu inancın sakin bir dile getirilişidir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 106 (şiir no. 109; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






