Özgün Metin
دیندار شدم تند و دل ازار شدم
رندی بپسندیدم اذان خوار شدم
درهر روشی قید بلای دکراست
زین قید روشها همه بیزار شدم
Latin harfleriyle okunuşu (burada yapılmıştır):
Dîndâr şodem tond u dil-âzâr şodem
Rindî be-pesendîdem ez ân ḫˇâr şodem
Der her reveşî ḳayd-ı belâ-yı diger est
Zîn ḳayd-ı reveşhâ heme bîzâr şodem
Günümüz Türkçesiyle
1. Dindar oldum, sert ve gönül inciten biri oldum; rindliği beğendim, bu yüzden hor görüldüm.
2. Her yolda başka bir belanın bağı var; bu yolların bağlarından bütünüyle bıktım.
Edebî ve Tarihî Yorum
Dindar zahid ile rind, divan şiirinin iki karşıt tipidir; bu Farsça rubaide ikisi, bir insanın sırayla denediği iki yol olarak görünür. Şair önce dindar olmuş, ama sertleşmiş ve gönül incitir olmuştur; sonra rindliği beğenmiş, bu kez de hor görülmüştür. Her iki yol da kendi bedelini istemiştir.
Bu tecrübeden ikinci beyitte genel bir sonuç çıkar: her yolun, her "reveş"in kendine özgü bir bela bağı vardır. Şair bu bağlardan bütünüyle bıktığını söyler. Rubai, divandaki zahidi alaya alan gazellerle rindliğin savunulduğu şiirleri yan yana okuyanlara ilginç bir ipucu verir: Cûdî ikisini de bir kayıt, bir bağ olarak görür ve hiçbirine tam teslim olmaz. Bu, tasavvufta "tecrîd", her türlü bağdan soyunma diye anılan hâlin bir ifadesi olarak da okunabilir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. None (şiir no. 112; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






