Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ)

Āŝār-ı mezār itmelidir bir fāżıl
Kim ẕāʾir ola nūr-ı nigāh-ı kāmil
Āŝārına bir nūr-ı naẓar mess itsün
Ṭopraġını öpmekden ise biñ cāhil

Günümüz Türkçesiyle

1. Bir fazıl, kâmil bir bakışın nuru ziyaret etsin diye mezar yerine eserler bırakmalıdır.

2. Eserlerine bir bakış nuru dokunsun; (bu,) bin cahilin toprağını öpmesinden iyidir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir bilginin asıl mezarının ne olduğu sorusu rubainin çıkış noktasıdır. Cevap açıktır: "âsâr", eserleri. Bilginin ziyaret edilecek yeri toprağı değil yazdıklarıdır ve onu gerçekten ziyaret eden, kâmil bir bakışla eserlerini okuyandır. Bu bakışın eserlere dokunması, bin cahilin mezar toprağını öpmesinden daha değerlidir.

Türbe ve mezar ziyaretinin gösterişe dönüşmesine yönelik bir eleştiri de buradadır ve hemen ardından gelen Farsça rubaide bu eleştiri daha da sertleşir; orada tekke, kubbe ve sanduka, "türbe yiyicilerin" adı gelir kapısına çevirmesinin araçları olarak anılır. Kendi divanını basmaktan kaçınan bir şairin, bilginin geride bıraktığı eserin onun gerçek anıtı olduğunu söylemesi, bugün bu divanın okunuşuna da bir anlam katar.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 107 (şiir no. 113; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar