Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Māhiyet-i eşyā ki görünmez göziñe
Yeldā diseler lāyıḳ olur gündüzüñe
Sen mīşeye ḫurmāyı iderseñ telḳīḥ
Ṭutmaz ay efendim özüm uymaz özüñe
Günümüz Türkçesiyle
1. Eşyanın mahiyeti senin gözüne görünmüyorsa, gündüzüne "yeldâ" (yılın en uzun gecesi) deseler yaraşır.
2. Sen meşeye hurma aşılarsan tutmaz; ay efendim, benim özüm senin özüne uymaz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Bir bahçıvanlık imgesi, iki insan arasındaki derin uyumsuzluğu anlatmaya yarar. İlk beyitte muhatabın körlüğü bir gece benzetmesiyle tarif edilir: eşyanın özünü göremeyen birinin gündüzü bile "yeldâ" gecesidir. Yeldâ, kış gündönümündeki yılın en uzun gecesidir ve Fars şiirinde karanlığın ve uzun bekleyişin simgesidir.
Asıl imge ikinci beyittedir. Meşeye hurma aşılanmaz; iki ağacın tabiatı birbirine uymaz ve aşı tutmaz. Şair bu bilgiyi kendisi ile muhatabı arasındaki ilişkiye uygular: "özüm uymaz özüne." "Telkîh" kelimesi, aşılama anlamıyla, divanın "Hayâl" manzumesinde de tıp terimi olarak geçiyordu; burada bahçıvanlığın diline döner. Bütünü, kendini anlamayan biriyle sürdürülen bir tartışmanın sonunda söylenmiş, biraz yorgun ve biraz alaycı bir veda sözünü andırır.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 110 (şiir no. 121; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






