Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Her şey görinür nefsine ġāyetle yaḳīn
Bunda göz açan olmamaḳ olmaz ḫōd-bīn
Engüştüñi gözden yuḳarı ḳaldır baḳ
Alçaḳ görinür dūrdaki ki kūh-ı berīn

Günümüz Türkçesiyle

1. Her şey kendine son derece yakın görünür; bunda gözü açık olan bencil olmaktan kurtulamaz. (İkinci mısra tam açık değildir.)

2. Parmağını gözünün önüne kaldır da bak: uzaktaki yüce dağ (parmağından) alçak görünür.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bencillik burada bir görme yanılsamasıyla açıklanır. Herkes kendine yakın olanı büyük, uzaktakini küçük görür; insan kendi bakış noktasından dünyayı ölçtükçe kendini merkeze koyar. İkinci beyit bunu herkesin deneyebileceği bir gözlemle gösterir: parmağını gözünün önüne kaldırırsan, uzaktaki koca dağ parmağından alçak görünür.

Basit bir perspektif bilgisinin ahlakî bir derse çevrilmesi rubainin buluşudur. Göze yakın olan parmak, insanın kendi benliği gibidir; uzaktaki yüce dağ ise başkalarının değeri, belki de hakikatin kendisidir. Divanda bilimden ve gözlemden alınan imgelerin ahlak ve tasavvuf düşüncesine sık sık taşındığı görülür; bu rubai onların en sade ve en akılda kalan örneklerindendir. İlk beytin ikinci mısraı tezdeki okumayla tam çözülemediğinden günümüz Türkçesi orada yaklaşık kalmıştır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 110 (şiir no. 122; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar