Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Bildim ki cihān hestī-i çīzīdendir
Yegānegī kevn-i ekmel-i tīzīdedir
Nerden geliyor ḫāke bu nuṭḳ-ı cān-baḥş
Ḥayret baña bu ḥis ġarīzīdendir

Günümüz Türkçesiyle

1. Bildim ki cihan küçücük bir şeyin varlığındandır; biriciklik, en kâmil varlığın keskinliğindedir. (Beyit tam açık değildir.)

2. Toprağa bu can bağışlayan söz nereden geliyor? Bu duygu, bende yaratılıştan gelen bir hayrettir.

Edebî ve Tarihî Yorum

İlk beyitte, tezdeki okumayla tam çözülemeyen kelimeler vardır; "hestî-i çîzî" ve "tîzî" sözleri bağlamda kesin bir anlam vermez. Anlaşılan o ki şair, cihanın varlığını küçücük bir şeyin varlığına bağlar ve biricikliği en kâmil varlığın bir niteliği olarak görür. Bu yüzden ilk beytin günümüz Türkçesi bir öneri olarak verilmiştir.

Açık olan ikinci beyit, rubainin asıl sorusunu taşır: topraktan yaratılmış insana bu can bağışlayan söz, "nutk-ı cân-bahş" nereden gelmektedir? İnsanın konuşabilmesi, topraktan bir varlığın anlam üretebilmesi şairi hayrete düşürür ve bu hayretin kendisinin de yaratılıştan gelen, "garîzî" bir duygu olduğunu söyler. Dilin ve konuşmanın mucizesine duyulan bu şaşkınlık, divandaki "hayvân-ı nâtık" tartışmalarının daha olumlu bir yüzüdür.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 110 (şiir no. 123; yazma vr. 38a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar