Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Billāh ne ḫoşdı o saʿādetli zamān
Yoḳdı üzerimde eŝer-i naḳş-ı ʿıyān
Gördi beni āsūde-nişīn sāde-żamīr
Dolāb ile āġūşuna çekdi devrān
Günümüz Türkçesiyle
1. Vallahi ne hoştu o mutlu zaman! Üstümde çoluk çocuk izinin nakşı yoktu.
2. Devran beni sakin oturan, sade gönüllü biri olarak gördü; dolabını çevirip kucağına çekti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Divanda birbirine bağlanan birkaç dörtlük burada başlar ve hepsi insanın dünyaya, aileye ve evliliğe bağlanışını konu edinir. İlki bir özlem cümlesiyle açılır: üstünde "ıyâl", çoluk çocuk izi olmadığı zaman ne hoştu. Bekâr ve sade gönüllü geçen bir gençlik, sonradan yüklenen sorumlulukların gölgesinde hatırlanır.
İkinci beyitte "devrân", zaman ve felek, bir dolapçı gibi anılır. "Dolâb" kelimesi Türkçede hem çark hem de hile anlamına gelir; devran, sakin oturan bu adamı görünce dolabını çevirmiş ve onu kendi kucağına, yani dünya işlerinin içine çekmiştir. Rubainin hafif şakacı tonu, ardından gelen dörtlüklerde daha da belirginleşecek ve dünyayla yapılan bir evliliğin hikâyesine dönüşecektir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 112 (şiir no. 128; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






