Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ)
Ḳurʾān u eḥādīŝ-i nebiy-yi Maḥmūd
Aḥyādan ider kendini dāʾim maʿdūd
ʿĪsā diridir dinse de bundan ne çıḳar
Meydānda ne İncīli ne kendi mevcūd
Günümüz Türkçesiyle
1. Kur'an ve övülmüş Peygamber'in (Mahmûd) hadisleri, kendilerini daima dirilerden sayar.
2. "İsa diridir" denilse de bundan ne çıkar? Meydanda ne İncil'i var, ne kendisi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Divandaki Hristiyanlıkla ilgili polemik şiirleri bu rubaide dört mısraya iner. Düşüncesi bir karşılaştırmaya dayanır: Kur'an ve Peygamber'in hadisleri yazılı olarak korunmuş ve okunmaya devam ettiği için "dirilerden" sayılır. İslam inancına göre Hz. İsa ölmemiş, göğe yükseltilmiştir; şair bunu kabul eder, ama ardından sorar: bundan ne çıkar? Bugün ne İsa aramızdadır, ne de ona indirilen İncil'in ilk hâli meydandadır.
Rubainin keskinliği, "diri" kelimesini iki anlamda kullanmasından gelir. İsa bedeniyle diri olabilir; ama bir peygamberin topluluk içindeki asıl hayatı, bıraktığı sözün korunup okunmasıdır. Böylece "ölü" sayılan Peygamber'in mirası canlı, "diri" sayılan İsa'nın mirası ise kayıp gösterilir. Bu, Müslüman kelâm geleneğinde İncil'in tahrif edildiği düşüncesine dayanan bilinen bir tartışmanın şiirleştirilmiş hâlidir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 98 (şiir no. 76; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






