Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Bī-mihr-i zen dehr ile itdikçe cimāʿ
Evlād zinā-veş ṭoġar envāʿ-ı ṣudāʿ
Merdān-ı Ḫudā dehri bilüp nā-maḥrem
Geldikde selām itmedi gitdikde vedāʿ
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgisiz bir kadın olan dünya ile birleştikçe, zinadan olur gibi türlü türlü baş ağrısı evlatlar doğar.
2. Allah erleri dünyayı namahrem bildiler; geldiklerinde ona selam vermediler, giderken veda etmediler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Dünya ile yapılan evlilik benzetmesi burada en sert noktasına varır. Sevgisiz bir kadın olan dünya ile birleşmekten doğan "evlatlar", zinadan doğmuş gibi türlü türlü baş ağrılarıdır: dertler, kaygılar, bitmeyen işler. "Ṣudâ'", baş ağrısı kelimesi, dünyaya bağlılığın meyvelerini hem acı hem de gündelik bir dille anlatır.
Karşıt örnek ikinci beyittedir: "Merdân-ı Hudâ", Allah erleri, dünyayı "nâ-mahrem", yabancı ve yaklaşılmaması gereken bir kadın bilmişlerdir. Bu yüzden ona gelirken selam vermemiş, giderken veda etmemişlerdir; dünyaya hiç bağlanmadan gelip geçmişlerdir. İslam hukukunun namahrem kavramı, burada dünyadan uzak durmanın bir benzetmesine dönüşür. Divanın "Gün doğduğın alkışlayur" ve "Âğûş-ı zamâne düşen ağlar" rubailerindeki geçicilik düşüncesi, bu dizide aile ve evlilik diliyle yeniden işlenir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 113 (şiir no. 132; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






