Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Evlādıña aḥvāl-i cihāndan baḥŝ it
Ḫayr u şerri peşinde tamāmen beŝŝ it
Taṣḥīḥine diḳḳat idecek nüsḥadır o
Ol nüsḥayı taṣḥīḥde terk-i mekeŝ it
Günümüz Türkçesiyle
1. Evladına dünyanın hâllerinden bahset; hayrı da şerri de önceden bütünüyle anlat.
2. O, düzeltilmesine dikkat edilecek bir nüshadır; o nüshayı düzeltmekte gecikmeyi bırak.
Edebî ve Tarihî Yorum
Bir babanın ve öğretmenin evlat terbiyesine dair öğüdü, yazma kültüründen alınmış bir benzetmeyle söylenir. İlk beyit açık bir öğüttür: çocuğa dünyanın hâllerini, iyiyi ve kötüyü önceden, eksiksiz anlatmak gerekir. Savunulan, çocuğu hayatın gerçeklerinden korumaktan çok onları zamanında öğretmektir.
Nüsha benzetmesi rubaiye asıl rengini verir. Çocuk bir "nüsha"dır; el yazması kitapların çoğaltıldığı bir dünyada nüsha, aslından kopya edilen metindir ve hatalarının "tashih" edilmesi, karşılaştırılıp düzeltilmesi gerekir. Çocuk da düzeltilmesine dikkat edilecek bir nüshadır ve bu düzeltmede gecikilmemelidir. Kitap, kalem ve yazıyla ilgili imgeleri divanın her yerinde kullanan Cûdî, burada bir müstensih ya da musahhih gibi konuşur. Kendi divanının da kardeşi tarafından temize çekilmiş bir nüsha olarak bugüne ulaştığını düşününce bu benzetme ayrı bir anlam kazanır.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 118 (şiir no. 150; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






