Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Bir ṭutsa idi nevʿini nefsiyle beşer
Olsaydı eger fāʿil-i ḫayr-ı āb-ı şer
Rāḥat idecek görmiyecekdiñ aṣla
Bunda ḥaşerāt anda ʿaẕāb-ı maḥşer

Günümüz Türkçesiyle

1. İnsan kendi türünü kendi nefsi gibi tutsaydı, hayrın ve şerrin faili (kendisi) olsaydı… (Beyit tam açık değildir.)

2. Asla rahat edecek (bir yer) görmeyecektin: burada haşereler, orada mahşer azabı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Tezdeki okumayla ilk beyit açık bir anlam vermez. Görünen o ki şair, insanın kendi türüne kendi nefsine davrandığı gibi davrandığı ve iyiliğin de kötülüğün de faili olduğu bir durumu kurgular. Mısralar bir şart cümlesinin parçaları gibidir ve cevap ikinci beyitte gelir.

Buna karşılık ikinci beyitte anlam açıktır: asla rahat edecek bir yer bulunmazdı; burada haşereler, orada mahşer azabı vardır. "Haşerât", zararlı böcekler, dünyadaki küçük ama bitmeyen sıkıntıların, "azâb-ı mahşer" ise ahiretin büyük cezasının adıdır. Şiir, insanın iki dünyada da huzur bulamayışını bu iki kelime arasında bir köprüyle anlatır. İlk beytin anlamı kesinleşmediği için rubainin bütününe dair yorum da bir öneri niteliğinde kalır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 119 (şiir no. 152; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar