Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Ṣāfī -küçük oġlum- oḳur evde ḳurʾān
Riḳḳatli ṣabī ṣavt-ı raḳīḳinde ʿayān
Āvāz-ı ḥazīnendeki luṭf-ı elḥān
Aʿṣāba ṭoḳundıḳca olur rūḥ-ı revān

Günümüz Türkçesiyle

1. Sâfî (küçük oğlum) evde Kur'an okur; incecik sesinde içli bir çocuk görünür.

2. Hüzünlü sesindeki nağmelerin lütfu, sinirlere dokundukça ruha can olur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şair ilk mısraın içine, iki kısa çizgi arasında bir açıklama yerleştirir ve divanın en kişisel, en sıcak sahnelerinden biri böyle açılır: "Sâfî -küçük oğlum- okur evde Kur'ân." Havva Tok Yıldız'ın tezinde Cûdî'nin, kendi ifadesine dayanılarak, üç oğlu olduğu, ilk oğlu Mehmed Nurülhüdâ'nın küçük yaşta öldüğü, öteki iki oğlu Ahmed Azmi ile Hüseyin Sâfî'nin ise hayatta kaldığı belirtilir. Rubaideki Sâfî, bu oğullardan küçüğüdür.

Sahne, bir babanın evde Kur'an okuyan oğlunu dinleyişidir. Çocuğun ince, "rakîk" sesinde bir incelik ve hüzün vardır; bu sesin nağmeleri sinirlere dokundukça babanın ruhuna can verir. "A'sâb", sinirler kelimesi, on dokuzuncu yüzyıl sonunun tıp dilinden alınmıştır ve duygunun bedendeki karşılığını anlatır. Divanın sonundaki, oğlu Nurülhüdâ için yazılmış mersiye düşünüldüğünde, bu küçük rubainin yaşayan oğula duyulan sevinci ve şefkati kaydetmesi ayrı bir anlam taşır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 123 (şiir no. 164; yazma vr. ); giriş s. 3. http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar