Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Āyīne-yi envār-ı Ḫudādır ṭabʿıñ
Mirʾāt-ı muṣaffāyı ṣafādır ṭabʿıñ
Mirʾāt-ı celī şaʿşaʿa kim zerre bile
ʿAks eylese ḫūrşīd-nümādır ṭabʿıñ

Günümüz Türkçesiyle

1. Senin tabiatın, Allah'ın nurlarının aynasıdır; tabiatın, safa (veren) parlak bir aynadır.

2. Öyle parlak bir ayna ki ona bir zerre bile yansısa, senin tabiatın (onu) güneş gibi gösterir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Övülen, bir kişinin "tab'"ıdır, yani tabiatı, yaratılışı ve şiir yeteneği; muhatabın kim olduğu söylenmez. "Tab'" kelimesi divan şiirinde şairin söz söyleme gücünü de anlatır; bu yüzden rubai, bir şairin yeteneğine yöneltilmiş bir övgü olarak da okunabilir. Redif "tab'ıñ", senin tabiatın, dört mısranın üçünde tekrar ederek övgünün odağını sürekli aynı yerde tutar.

Rubainin ana imgesi aynadır. Övülen kişinin tabiatı Allah'ın nurlarını yansıtan cilalı bir aynadır ve o kadar parlaktır ki en küçük bir zerre bile ona yansısa güneş gibi görünür. Ayna imgesinin divandaki sık kullanımı, Âyîne Karşısında gazelinden mazhar düşüncesine kadar, burada bir insanın iç dünyasını övmek için kullanılır: iyi bir tabiat, aldığı en küçük ışığı büyüterek yansıtır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 124 (şiir no. 168; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar