Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ)

Olduñ yetişir ʿaşḳa hevā-dār göñül
Bes ġayrı bu sevdā-yı sevād-ı kākül
Bir eşk-i nermle temiz it mā-sebḳi
Bir ḫātimeniñ ḥüsni olur ḥükmelʾ-kül

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül, aşka yeterince heveskâr oldun; artık bu kâkülün karasına sevda yeter.

2. Bir yumuşak gözyaşıyla geçmişi temizle; çünkü bir sonun güzelliği bütüne hüküm verir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Gönle seslenen bir tövbe öğüdü, divanın yaşlılık şiirlerindeki havayı taşır. Şair gönlüne aşka yeterince heveslendiğini, artık kâkülün karasına duyulan sevdanın yettiğini söyler. "Sevdâ" ile "sevâd", sevda ile karalık kelimeleri aynı kökten gelir ve kara kâkül ile kara sevda bu ses yakınlığında birleşir.

Tövbe, ikinci beyitte bir yazı benzetmesiyle anlatılır: geçmiş, yumuşak bir gözyaşıyla temizlenecek bir sayfadır. Son mısradaki "hüsn-i hâtime", güzel son, İslam inancında ölüm anında imanla ve iyi bir hâlde bulunmayı anlatan bilinen bir ifadedir. Şair bu güzel sonun "bütüne hüküm verdiğini" söyler: bir hayatın değeri, nasıl bittiğiyle ölçülür. Son kelime tezde belirsiz okunmuştur; mısraın genel anlamı yine de bu yöndedir.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 124 (şiir no. 171; yazma vr. 41b-42a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar