Özgün Metin

Gerçi kim ḥaddüm degüldür bûseni ḳılmak dilek
ʿÂrif olan çün bilür benden ne lâzım söylemek

Günümüz Türkçesiyle

1. Gerçi senden öpücük dilemek benim haddim değildir; ama anlayışlı olan (sevgili) bunu zaten bildiğine göre, benim söylememe ne gerek var?

Edebî ve Tarihî Yorum

Söylemeden İstemek

Beyit, bir isteği dile getirmemeyi ilan ederek dile getirir. Âşık önce kendi yerini bilir: sevgiliden öpücük istemek onun haddi değildir. Ardından bu çekingenliği bir zekâ oyununa çevirir: "ârif" olan, yani işin inceliğini kavrayan kişi bunu zaten bilir, öyleyse söylemeye ne hacet. Böylece istek hem söylenmiş hem söylenmemiş olur. Divan şiirinde sevgilinin dudağından "bûse" dilemek yaygın bir temadır; buradaki ince yan, isteğin sorumluluğunun sevgilinin anlayışına bırakılmasıdır.

"Ârif" kelimesi iki türlü anlaşılabilir. Gündelik anlamıyla anlayışlı, sezgili kişidir ve beyitte sevgiliyi işaret eder. Tasavvuf dilinde ise ârif, ilahî sırlara vâkıf olan kişidir; bu okumayla beyit, gönlün dileğini söze dökmeden bilen bir yüce varlığa yönelmiş gibi de okunabilir. Beytin tek başına kalmış olması, hangi anlamın baskın olduğunu çözmeye imkân vermez.

Kaynaklardaki Biçimleri

Metin Latîfî'nin 953 (1546) tarihli tezkiresinden verilmiştir. Latîfî, II. Murad'ın sohbet ve eğlence sırasında söylediği sözlerden "bu iki matla" diyerek bu beyti ve "Sâkî getür" beytini aktarır. Kınalızâde Hasan Çelebi aynı beyti "Gerçi kim haddüm degüldür bûsunı kılmak taleb / 'Ârif olan çün bilür anı ne lâzım söylemek" biçiminde verir. "Taleb" okuması anlamı değiştirmez ama ilk mısradaki "dilek" ile ikinci mısradaki "söylemek" arasındaki kafiyeyi bozar; matla olarak aktarılan bir beyitte bu, bir istinsah hatasını düşündürür. Bu değerlendirme kaynaklarda yer almaz. Bugünkü başvuru kaynaklarında, İsen'in hazırladığı sözlük maddesinde, beyit "Matla'" başlığıyla, ilk mısraı Latîfî gibi, ikinci mısraı Kınalızâde gibi ("anı ne lâzım") okunarak yer alır. Sehî Beg bu beyti kaydetmemiştir. Latîfî neşrindeki özel yazı karakterleri standart çeviriyazıya çevrilmiştir.

Biçim

Latîfî'nin "matla" demesi, beytin bir gazelin ilk beyti olduğunu gösterir; gazelin kalanı bilinmemektedir. İki mısra "dilek / söylemek" kelimelerindeki "-ek" sesiyle kafiyelidir. Latîfî vezni yazmaz; beyti biz tarttık ve aruzun remel bahrinden "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbını bulduk.

Tarihî Bağlam

Latîfî'ye göre şiir II. Murad'dan "nâdir sâdır oldı", yani padişah az şiir söylemiştir; buna karşılık onun zamanında şiir ve şairler hak ettikleri değeri bulmuştur. Bu beyit de o seyrek sözlerden biri olarak kaydedilmiştir. Kime ve hangi vesileyle söylendiği bilinmiyor. II. Murad'ın şairliğine dair öteki kayıtları Murâdî (Sultan II. Murad): Şair ve Eserleri toplu olarak verir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar