Özgün Metin
Her kişi dünyâda meşgûl oldı bir kâr üstine
Sana meşgûl olmışuz biz kâr-ber-kâr üstine
Lâlezârun seyrin eyler bâğ-ı dehre aldanan
Bize seyretdür cemâlün çeşm-i hûn-bâr üstine
Âşık olan kimsede nâmûs u âr itmez karâr
Dökseler bir katre âbı mahv olur nâr üstine
Taşra çıkma noktayı devr eyle ey sâhib-kemâl
Dest-i kudretdür havâle çünki pergâr üstine
Ey Murâdî oldı her bir ilmün üstine alîm
Anun içündür mukarrib geçdi ebrâr üstine
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünyada herkes bir işle uğraşır oldu; biz ise iş üstüne iş bırakıp yalnız seninle uğraşır olduk.
2. Dünya bağına aldanan kişi lale bahçesini seyreder; bizim seyrimiz ise kanlı yaşlar döken gözümüzle senin yüzünün güzelliğidir.
3. Âşık olan kişide namus ve utanma durmaz; ateşin üzerine bir damla su dökseler o damla yok olup gider.
4. Ey olgunluk sahibi, noktanın dışına çıkma, onun çevresinde dön; çünkü pergelin üzerine havale edilen (pergeli çeviren) kudret elidir.
5. Ey Murâdî, o her bir ilmin üstüne âlim oldu; bu yüzden (Allah'a) yakın olarak iyilerin (ebrârın) üstüne geçti. Beyitte "o" ile kimin kastedildiği açık değildir; sevgili de, şairin kendisi de olabilir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Aidiyet Sorunu
Herkesin bir işle, âşığın yalnız sevgiliyle uğraştığını söyleyen bu "üstine" redifli gazeli II. Murad adına aktaran, Mustafa İsen'in Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nde yazdığı maddedir; gazel oraya İsen, Bilkan ve Durmuş'un 2012'de yayımlanan Sultanların Şiirleri, Şiirlerin Sultanları adlı kitabından alınmıştır. Aktarımda gazelin hangi yazma mecmuadan alındığı belirtilmez. XVI. yüzyıl tezkirecileri Sehî, Latîfî ve Kınalızâde II. Murad için mahlassız iki üç beyit kaydeder; bu gazeli ve "Murâdî" mahlasını bilmezler. Aynı madde, eski kaynakların Osmanlı sultanlarını baştan beri şair görmek istediğini, II. Murad için verilen örneklerin bir kısmının da filolojik bakımdan XV. yüzyıl dil özellikleri taşımadığını söyler; hangi örneklerin kastedildiği yazılmaz.
İkinci bir güçlük mahlas ortaklığıdır. III. Murad (1546-1595) da "Murâdî" mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiirler yazmış bir padişahtır. Gencay Zavotçu ile Melike Aslıhan Ekşi, II. Murad'a ait olduğu söylenen bir divanın araştırmalar sonunda III. Murad'ın çıktığını hatırlatır. Âşık Çelebi de 976 (1568) tarihli tezkiresinde, Osmanlı sultanları arasında mahlas sahibi olan ilk padişahın herkesin kabulüyle Fatih Sultan Mehmed olduğunu yazar. Bu kayıtlar yan yana konunca, "Murâdî" diye biten gazellerin II. Murad'a aidiyeti bir rivayet olarak kalır. Metni bu çekinceyle veriyoruz.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin redifi "üstine", kafiyesi "kâr, hûn-bâr, nâr, pergâr, ebrâr" kelimelerindeki "-âr" sesidir. Redif her beyitte başka bir anlam yükü taşır: işin üstüne iş, gözün üstüne seyir, ateşin üstüne su, pergelin üstüne havale, iyilerin üstüne geçmek. Bu çeşitlilik gazelin asıl ustalığıdır. Matlada "kâr" kelimesi iki kez geçer; ilkinde sıradan bir uğraş, ikincisinde "kâr-ber-kâr" ile bütün işlerin bırakılıp tek bir uğraşa bağlanmasıdır.
İkinci beyitte lale bahçesi ile kanlı yaş döken göz arasında renk üzerinden bir tenasüp kurulur. Dünyaya aldananlar kırmızı laleleri seyreder; âşık da kırmızı görür, ama bu kendi gözünden akan kanlı yaştır ve seyrettiği şey sevgilinin yüzüdür. Üçüncü beyit bir teşbih-i zımnî üzerine kurulmuştur: aşk ateşidir, namus ve ar onun üstüne düşen bir damla su gibi buharlaşır. Böylece âşığın ayıplanmaktan korkmaması tabiatın bir kanunu gibi sunulur.
Dördüncü beyit gazelin en kapalı yeridir. Nokta, pergel ve devir (dönme) kelimeleri arasında tenasüp vardır: pergelin bir ucu noktada sabit durur, öteki ucu onun çevresinde döner. "Ey sâhib-kemâl" hitabı bir kâmil insana ya da yolun yolcusuna yönelir. Mısralar, merkezden ayrılmadan dönmenin ve dönüşü yönetenin insan değil "dest-i kudret" (Allah'ın kudret eli) olduğunun anlatımı olarak okunabilir; bu tasavvufî okuma metnin kelimelerinden çıkar, kaynaklarda bu beyit için bir şerh bulunmamaktadır. Noktanın divan şiirinde sevgilinin küçük ağzı için de kullanıldığı düşünülürse beyit aşk yönünde de anlaşılabilir.
Maktadaki "mukarrib" ve "ebrâr" kelimeleri, Kur'an dilinde geçen "ebrâr" (iyiler) ve "mukarrebûn" (Allah'a yakın kılınanlar) sözlerini hatırlatır. Kaynaktaki yazım "mukarrib"dir ve kelimeyi değiştirmedik. Beyitte her ilmi bilen birinin bu sayede iyilerin de üstüne yükseldiği söylenir, ancak öznenin kim olduğu söylenmez. Mahlas beyitte bir hitap olarak kalır.
Biçim
Gazel beş beyittir ve aruzun remel bahrindendir: "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün". Aktarımda vezin adı geçmez; kalıp, mısraların hece hece tartılmasıyla tarafımızdan bulunmuştur. Gazelin muhatabı da yazılış vesilesi de bilinmiyor. II. Murad'ın tezkirelerde kalan beyitleri ve kaynakların genel durumu Murâdî (Sultan II. Murad): Şair ve Eserleri sayfasında; aynı mahlası kullanan III. Murad ise Murâdî (Sultan III. Murad) bölümünde anlatılmıştır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, haz. Filiz Kılıç, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 71, Fatih Sultan Mehmed maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf
Akademik çalışmalar
- Gencay Zavotçu, Melike Aslıhan Ekşi, "Sultan II. Murâd'ın 'Şerh Eylemez' Redifli Gazeli'nin Şerhi", Littera Turca, 9(2), 2023, s. 395-405. https://dergipark.org.tr/tr/pub/littera/article/1265221
Kitaplar
- Mustafa İsen, "Murâdî, II. Murâd, Sultân Murâd-ı Sânî bin Çelebi Sultân Mehmed-i Evvel", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020), "Eserlerinden Örnekler" (Mustafa İsen, A. F. Bilkan, T. I. Durmuş, Sultanların Şiirleri, Şiirlerin Sultanları, İstanbul: Kapı Yayınları, 2012, s. 23-26'dan aktarım). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/muradi-ii-murad-sultan-muradi-sani
Çevrimiçi kaynaklar






