Özgün Metin

Sâḳî getür getür yine dünki şarâbumı
Söyle dile getür yine çeng ü rebâbumı
Ben var iken gerek baña bu ẕevḳ u ṣafâ
Bir gün gele ki görmeye kimse türâbumı

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey sâkî, getir, yine dünkü şarabımı getir; çengimi ve rebabımı (telli sazlarımı) yine dile getir, söylet, çaldır.

2. Bu zevk ve safa bana ben hayattayken gerekir; bir gün gelecek ki kimse toprağımı (mezarımı) görmeyecek.

Edebî ve Tarihî Yorum

Tezkirelerdeki Yeri

Sâkîden dünkü şarabı isteyen bu iki beyit, II. Murad'a ait olduğu en eski kayıtlarla söylenebilen şiirdir. Sehî Beg 945 (1538) yılında tamamladığı Heşt Bihişt'te, şair padişahlara ayırdığı ikinci tabakayı II. Murad ile açar ve onun için "eş'ârı vâfir ve nazma kâdir pâdişâh idi" der; ardından önce bir matla, sonra "bu ebyât dahı anun eş'ârındandur" diyerek bu iki beyti aktarır. Sekiz yıl sonra Latîfî, II. Murad'ın sohbet ve işret meclislerinde duruma uygun manzum sözler söylediğini anlatırken yalnız ilk beyti verir ve onu "matla" diye niteler. Kınalızâde Hasan Çelebi de 994 (1585-86) tarihli tezkiresinde aynı beyti, padişahın "bir iki eş'âr"ı arasında tekrarlar. Üç tezkirenin üçünde de geçen tek parça olması, beytin XVI. yüzyılda II. Murad adına yaygın biçimde bilindiğini gösterir.

Metin burada Sehî neşrinden verilmiştir; neşrin özel yazı karakterleri standart çeviriyazıya çevrilmiştir. Kaynaklar arasında küçük ama anlamlı farklar vardır. Latîfî'de ilk mısra "Sâkî getür yine dünki şarâbumı" biçimindedir ve tekrarlanan "getür" düşmüştür; Latîfî ile Kınalızâde ikinci mısrada "Söyle" yerine "Söylet" okur, Kınalızâde ayrıca "dile getür" yerine "getür berü" der. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki maddede Mustafa İsen iki beyti "Kıt'a" başlığıyla verir ve üçüncü mısrayı "Ben var iken gerek bana bu zevk u bu safâ" diye okur.

Biçim ve Vezin

Kafiye düzeni bu parçanın bir gazelin başı olduğunu düşündürür: ilk beytin iki mısraı "şarâbumı / rebâbumı" diye kafiyelidir, ikinci beytin son mısraı "türâbumı" ile aynı sesi sürdürür. Kıt'ada ilk beyit kendi içinde kafiyeli olmaz; Latîfî'nin ilk beyte "matla" demesi de bu okumayı destekler. Redif "-umı" ekidir, kafiye "-âb" sesidir (şarâb, rebâb, türâb).

Tezkireciler vezin adı vermez; mısraları aruzun muzâri bahrinden "mef'ûlü fâilâtü mefâîlü fâilün" kalıbıyla tartan biziz. Sehî metninde üçüncü mısra bir hece eksik kalır, İsen'in "bu zevk u bu safâ" okuması ise kalıbı tamamlar. Bunun bir istinsah farkı mı, yoksa sonraki bir düzeltme mi olduğunu elimizdeki kaynaklardan anlamak mümkün değildir. Latîfî'deki tek "getür" de ilk mısrayı kalıbın gerisinde bırakır.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyitler işret meclisinin içinden konuşur. "Dünki şarâb" sözü bir gün önceki meclisi ve onun sarhoşluğunu hatırlatır; şair aynı neşeyi yeniden kurmak ister. Sâkîden şarap, sazlardan ses istenir: "çeng ü rebâb" ile şarap arasında bir tenasüp vardır, ikisi de divan şiirinde meclisin vazgeçilmez öğeleridir. "Söyle dile getür" ifadesinde sazlar konuşturulur, telli çalgıya dil verilir ve bu bir teşhis örneğidir.

İkinci beyit meclis neşesine ölüm düşüncesiyle bir gerekçe getirir. Zevk ve safa ancak "ben var iken" anlamlıdır; bir gün gelecek ki kimse mezarı bile görmeyecek, adı ve toprağı unutulacaktır. Şarap ile toprak arasındaki karşıtlık açıkça söylenmez, kafiyeye yerleştirilir: ilk beytin "şarâb"ı ikinci beytin "türâb"ında karşılığını bulur. Sehî'nin II. Murad'ı "gâyet mertebede ayyâş", eğlence ve sohbete düşkün bir padişah olarak anlatması ile bu beyitlerin havası birbirine uyar.

Tarihî Bağlam

Latîfî ve Kınalızâde, II. Murad'ın haftada iki gün âlim ve şairleri toplayıp kimi gün ilmî tartışmalar, kimi gün şiir sohbetleri yaptırdığını anlatır. Latîfî, padişahın kendi sözlerinin de "esnâ-i sohbetde ve evkât-ı ıyş u işretde" yani sohbet ve eğlence sırasında ortaya çıktığını söyler. Beyitlerin bu meclislerden birinde söylenmiş olması tezkirecilerin anlatısıyla uyumludur; ancak hangi meclis ve hangi tarih olduğu bilinmez. II. Murad'ın hayatı II. Murad: Amasya'da Doğan, İki Kez Tahta Çıkan Sultan yazısında; tezkirelerin ve sonraki aktarımların ona verdiği bütün şiirler ise Murâdî (Sultan II. Murad): Şair ve Eserleri sayfasında listelenmiştir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

  • Mustafa İsen, "Murâdî, II. Murâd, Sultân Murâd-ı Sânî bin Çelebi Sultân Mehmed-i Evvel", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020), "Eserlerinden Örnekler" (Mustafa İsen, A. F. Bilkan, T. I. Durmuş, Sultanların Şiirleri, Şiirlerin Sultanları, İstanbul: Kapı Yayınları, 2012, s. 23-26'dan aktarım). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/muradi-ii-murad-sultan-muradi-sani

Çevrimiçi kaynaklar