Özgün Metin

Dûzahu'l-‘uşşâk firkat-hânede
Fikr-i vaslınla gönül eyler tarab

Günümüz Türkçesiyle

1. Âşıkların cehennemi olan ayrılık evinde gönül, sana kavuşma düşüncesiyle neşelenir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Tek beyit olarak aktarılmıştır; Hüsameddin onu "velehu" (yine onundur) diyerek verir. Mısralar "firkat-hânede" ve "tarab" sözleriyle biter; beyit bir gazelin ya da mesnevinin parçası olabilir. Hüsameddin vezni göstermez.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit bir tezat üzerine kurulur: ayrılık âşıkların cehennemidir, ama o cehennemin içinde bile gönül kavuşma düşüncesiyle sevinir. "Dûzahu'l-‘uşşâk" (âşıkların cehennemi) sözü Arapça bir terkiptir ve beytin ilk yarısına ağır, kitabî bir hava verir; ikinci mısra ise Türkçe bir cümleyle bu ağırlığı yumuşatır. "Firkat" (ayrılık) ile "vasl" (kavuşma), "dûzah" (cehennem) ile "tarab" (neşe) arasında iki ayrı tezat vardır.

Divan şiirinde ayrılığın ateşi ve cehennemle anlatılması yaygındır; Nigârî bu benzetmeyi, düşüncenin gücüne yapılan bir vurguyla tamamlar: kavuşmanın kendisi değil, düşüncesi bile cehennemi sevince çevirir. Arapça bir tamlama ile Türkçe bir cümlenin bir beyitte yan yana gelmesi, Hüsameddin'in Nigârî'nin dilinde gördüğü alışılmadık yanlardan biri olabilir; ancak Hüsameddin bunu belirtmez.

Tarihî Bağlam

Hüsameddin, Nigârî'nin divanında güzel naatlar, yüksek gazeller, yanık ve derûnî elemleri dile getiren kıt‘alar bulunduğunu, fakat bunların arasında şiir kusurları ve dil kurallarına uymayan edebî tuhaflıklar da olduğunu, bunların da şaire özgü sözler sayılması gerektiğini yazar; ardından "meselâ" diyerek dokuz parçayı art arda sıralar. Hangi beytin güzelliğe, hangisinin kusura örnek olarak verildiğini ayırmaz. Şairin edebî kişiliği için Nigârî: Şair ve Eserleri yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar