Özgün Metin
Köşk-i Nigârı gönül eyle penâh
Eyleye hıdmet sana sultân u şâh
Gûşe-nigâram uca dûr eyle kim
Küngüre-i ‘arş ayağındadır
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül, Nigâr'ın köşkünü kendine sığınak edin; sana sultan da şah da hizmet etsin.
2. Benim (Nigâr'ın) köşemi yüce ve uzak tut; çünkü Arş'ın burcu onun ayağının dibindedir. (Üçüncü mısraın okunuşu ve anlamı kesin değildir; yoruma bakınız.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Hüsameddin'in "ve" diyerek verdiği dört mısralık bir parçadır. İlk iki mısra "penâh / şâh" sözleriyle kafiyelenir; üçüncü ve dördüncü mısralar ise "kim" ve "ayağındadır" sözleriyle biter ve ilk beyitle kafiyeli değildir. Parçanın bir mesnevi ya da kıt‘adan alınmış iki ayrı beyit mi, yoksa birbirini izleyen beyitler mi olduğu belirlenemedi. Hüsameddin vezni göstermez.
Üçüncü mısradaki "Gûşe-nigâram uca dûr eyle kim" söyleyişi metinde bu biçimdedir ve açık bir anlam vermez. "Gûşe-i Nigâr" (Nigâr'ın köşesi) okunduğunda ilk beyitteki "köşk-i Nigâr" ile bir bağ kurulur; "uca" ise Azerbaycan Türkçesinde "yüce" anlamına gelir. Buradaki aktarım bu okumaya dayanır ve tahminîdir.
Anlam ve Söz Sanatları
Parça, sevgilinin ya da manevî varlığın makamını bir köşke benzetir. "Köşk-i Nigâr", hem Nigâr adlı sevgilinin köşkü hem de şairin mahlasıyla kendi gönül evi diye anlaşılabilir; Nigârî'nin şiirinde Nigâr adı sevgiliyi, güzelliği ve şairin kendisini birlikte çağırır. O köşke sığınan gönle sultanların ve şahların hizmet edeceği söylenir: dünyevî iktidar, manevî makamın karşısında hizmetçi konumundadır. İkinci beyit bu makamı daha da yükseltir: Allah'ın Arş'ının "küngüre"si, yani surlarının dişli burcu, onun ayağının dibindedir.
"Köşk", "gûşe" (köşe), "küngüre" (burç) kelimeleri arasında yapı imgeleri etrafında bir tenasüp vardır. "Sultân u şâh" ile "‘arş" arasında yükseklik ve hükümranlık fikri kurulur. Söyleyişin ölçüsüzlüğü, Hüsameddin'in Nigârî'ye atfettiği sufiyane övünmelerle aynı çizgidedir; ancak beytin kime ve hangi makama yöneltildiği kaynakta açıklanmaz.
Tarihî Bağlam
Hüsameddin, Nigârî'nin divanında güzel naatlar, yüksek gazeller, yanık ve derûnî elemleri dile getiren kıt‘alar bulunduğunu, fakat bunların arasında şiir kusurları ve dil kurallarına uymayan edebî tuhaflıklar da olduğunu, bunların da şaire özgü sözler sayılması gerektiğini yazar; ardından "meselâ" diyerek dokuz parçayı art arda sıralar. Hangi beytin güzelliğe, hangisinin kusura örnek olarak verildiğini ayırmaz. Şairin edebî kişiliği için Nigârî: Şair ve Eserleri yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 295 (e-kitap s. 93-94; "Hamza Nigârî Efendi-eş-Şeyh el-Hâc Mîr" maddesi). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page93.html
Çevrimiçi kaynaklar






