Özgün Metin

Mürg-i gönül ol turra-i tarrâra dolaşmış
Yâ Rab ne belâdır bana bu zülf-i dil-âvîz

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül kuşu o hilekâr perçeme dolaşmış; ya Rabbi, bu gönülleri asan zülüf benim başıma ne beladır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Tek beyit olarak aktarılmıştır. Mısralar "dolaşmış" ve "dil-âvîz" sözleriyle biter ve birbiriyle kafiyeli değildir; beyit bir gazelin matla dışındaki beyitlerinden biri olmalıdır. Hüsameddin vezni göstermez.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit divan şiirinin en bilinen mazmunlarından birine dayanır: zülüf bir tuzaktır, gönül de o tuzağa düşen bir kuştur. "Turra" alna düşen perçem, "tarrâr" ise yankesici, hilekâr demektir; perçem gönlü çalan bir hırsıza benzetilir. "Dil-âvîz" kelimesi hem "gönle asılan, gönlü çeken" hem de "gönüllerin asılıp kaldığı" anlamlarını taşır; zülfün uzunluğu ve kıvrımları gönüllerin asılı kaldığı bir yer gibi düşünülür.

"Turra" ile "tarrâr" arasındaki ses benzerliği, harfleri birbirine yakın kelimelerle kurulan bir cinastır. "Mürg" (kuş), "dolaşmak", "turra" ve "zülf" kelimeleri arasında tuzak ve kuş imgesi çevresinde tenasüp vardır. İkinci mısradaki "Yâ Rab ne belâdır" ünlemi şikâyet ile hayranlığı bir arada taşır; âşık başına gelen belâdan yakınırken onu sevgiliye bağlayan güzelliği de över.

Tarihî Bağlam

Hüsameddin, Nigârî'nin divanında güzel naatlar, yüksek gazeller, yanık ve derûnî elemleri dile getiren kıt‘alar bulunduğunu, fakat bunların arasında şiir kusurları ve dil kurallarına uymayan edebî tuhaflıklar da olduğunu, bunların da şaire özgü sözler sayılması gerektiğini yazar; ardından "meselâ" diyerek dokuz parçayı art arda sıralar. Hangi beytin güzelliğe, hangisinin kusura örnek olarak verildiğini ayırmaz. Şairin edebî kişiliği için Nigârî: Şair ve Eserleri yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar