Özgün Metin

Saldı hayrânlıga erbâb-ı dilânı ne ki var
Vahy mi mu‘cize mi sihr mi güftârların

Günümüz Türkçesiyle

1. Sözlerin gönül ehlinden kim varsa hepsini hayranlığa düşürdü; (bu sözler) vahiy mi, mucize mi, yoksa büyü mü?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Hüsameddin'in "diğer" diyerek bir önceki kıt‘anın ardından verdiği tek beyittir. Mısralar "ne ki var" ve "güftârların" sözleriyle biter ve birbiriyle kafiyeli değildir; beyit bir gazelin matla dışındaki beyitlerinden biri olmalıdır. Hüsameddin vezni göstermez.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit söze, onun etkisine yöneltilmiş bir hayranlık ifadesidir. İkinci mısradaki üç soru, "vahy mi, mu‘cize mi, sihr mi", sözün olağanüstü etkisini artan bir dizi içinde sayar; bu tür sıralamaya tasavvufî dilde de, belagatte de sık rastlanır. Sözün sahibi olarak kime seslenildiği belli değildir: "güftârların" (sözlerin) kelimesi sevgiliye, Hz. Peygamber'e ya da şairin kendine yöneltilmiş olabilir.

Hüsameddin beyti, Nigârî'nin kendi şiirini vahiy ve ilham olarak nitelediği kıt‘anın hemen ardından verdiği için, onu da şairin kendi sözlerinin etkisine dair bir söyleyiş olarak okumuş görünür; bu, Hüsameddin'in sıralamasından çıkardığımız bir yorumdur. "Vahy", "mu‘cize" ve "sihr" kelimeleri arasında sözün olağanüstü gücü çevresinde bir tenasüp, "hayrân" ile "dilân" (gönüller) arasında bir ilgi vardır.

Tarihî Bağlam

Beyit, Hüsameddin'in Nigârî maddesindeki son şiir alıntısıdır. Hüsameddin maddesini bu beytin ardından şu sözlerle bitirir: Mîr Hamza Nigârî hürmete değer, mübarek bir simadır; kendine özgü bir tasavvuf meslekinin sahibi olan fazıl şeyhlerdendir ve bu meslekin mensuplarına Hamzavî denmiştir. Şairin edebî kişiliği için Nigârî: Şair ve Eserleri yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar