Köy Enstitüsü'nden yetişen şair ve denemeci Osman Bolulu, ömrünü öğretmenliğe, dile ve yazıya verdi; altmış yılı aşan yazı hayatında altı şiir kitabının yanında çok sayıda deneme ve anı kitabı, dil bilgisi ve yazım üzerine eserler yayımladı. Taşova'nın Tekke (Akınoğlu) köyünde doğmuştu. Mesleğinin ilk on yedi yılının büyük bölümü Taşova köylerinde, Taşova ve Suluova'da, Amasya'da geçti; Amasya'da İlke adlı bir dergi de çıkardı. 2 Ağustos 2017'de Ankara'da hayatını kaybetti.
Hayatı
Ağustos 1929'da doğdu. Kendi anlatımına göre babası İsmail Bey on altı yıl medrese okumuş, ama muska yazmadığı ve Cumhuriyet'e karşı durmadığı için köyde adı "gâvur imam"a çıkmış biriydi. Annesi Hatice Hanım'ı oğlu, "İşten alçak, itten alçak" sözüyle hatırlar. Osman bu ailenin dördüncü oğluydu. Okula başlamadan okuma yazma öğrendi; ilkokuldayken evdeki kitaplıkta bulunan Gong Vurdu romanını okudu. Bir söyleşisinde kendini "dağ eteğindeki bir köyün tütün tarlasında toprağa düşmüş" biri olarak tanımlar ve altı yaşından beri tarlada çalıştığını söyler.
Köyündeki ilkokulu 1942'de bitirdi, Samsun'un Lâdik ilçesindeki Akpınar Köy Enstitüsü'nden 1947'de mezun oldu. Enstitü yıllarında tek başına duvar gazetesi çıkardığı, kendi defterine göre yalnız 1945 yılında 375 kitap okuduğu anlatılır. Bolulu, sonraki bütün yazı hayatını bu okulun açtığı kapıya bağlar: Cumhuriyet'in atılımlı yıllarındaki eğitimden geçtiğini, Atatürk'ün açtığı Köy Enstitüsü'nden "kültürün kapılarına yol aldığını" söyler.
Öğretmenliğe Taşova'da başladı. Kişisel sitesinde yayımlanan görev çizelgesine göre 1947'den 1951'e kadar Yerkozlu, Zuday (Alpaslan) ve Sonusa (Uluköy) köy okullarında başöğretmenlik yaptı; çizelge bu yılları Tokat ili başlığı altında sayar. Ardından Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü'nün Edebiyat Bölümü'ne girdi ve 1954'te bitirdi. 1953-54 öğretim yılında Turhal Atatürk İlkokulu'nda öğretmenlik yaptıktan, Akşehir'in Doğanhisar köyündeki ortaokula kısa bir süre atandıktan sonra 1954-1956'da Reşadiye Ortaokulu'nda öğretmenlik yaptı, burada Duruluk dergisini çıkardı. 1956'nın sonunda Taşova Ortaokulu müdürlüğüne atanarak ilçesine döndü ve 1959'da askere gidinceye kadar bu görevde kaldı.
Askerlik dönüşü 1961'de Amasya Kız Enstitüsü'ne öğretmen oldu; İlke dergisini de bu yıllarda Amasya'da çıkardı. 1962'nin sonundan 1964'e kadar Suluova'da okul müdürlüğü yaptı, 1964'te Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü'nü bitirdi. Suluova'daki görevinden Disiplin Kurulu kararıyla alındı; bir süre Sanayi Bakanlığı'nda memurluk yaptıktan sonra 1966'da istifa etti ve öğretmen örgütlerinin içinde çalıştı. Türkiye Öğretmenleri Millî Federasyonu'nun genel yönetim kurulunda bulundu, Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın kurucu üyeleri arasında yer aldı. Millî Eğitim Bakanlığı'nda müşavir müfettişken 12 Eylül 1980 darbesinin ardından Mayıs 1981'de emekli oldu. Bundan sonra Ankara'da serbest yazar olarak çalıştı, bir dönem dershanelerde görev alarak fen lisesi ve üniversite hazırlık kitaplarının Türkçe ve edebiyat bölümlerini yazdı.
Türk Dil Kurumu, Türk Sanat Kurumu, Edebiyatçılar Derneği, Çağdaş Dil Derneği ve İnsan Hakları Derneği'nin üyesiydi. Ankara'da Öğretmen Dünyası ile Abece dergilerinin sorumlu yönetmenliğini yaptı. 88 yaşında, 2 Ağustos 2017 Çarşamba günü Ankara'da öldü; ertesi gün kılınan cenaze namazından sonra Karşıyaka Mezarlığı'na gömüldü.
Şiiri ve Düzyazısı
Yayımlanan ilk şiiri "Ümit Dünyası", Aralık 1951'de Nilüfer dergisinin 72. sayısında çıktı. Kendisi şiire on dört on beş yaşlarında "özentiyle" tutulduğunu, ülke çapındaki bir dergide ilk şiiri basıldığında yirmi yaşında olduğunu söyler. 1951-1991 arasında Varlık, Ataç, Yelken, Kaynak, Türk Dili, Ilgaz, İmbat, Yelpaze gibi elliye yakın dergide şiir ve yazıları yayımlandı; 1991'den sonra Türk Dili, Kıyı, İnsancıl, Damar, Gerçek Sanat dergileri ve Cumhuriyet gazetesi başlıca yayın yerleri oldu.
İlk şiir kitabı Dalların Ucundaki 1955'te Türk Sanatı Yayınları arasında, ikincisi Bileşim Çizgisi 1963'te Mim Yayınları'ndan çıktı. Bunu otuz yıla yakın bir şiir sessizliği izledi. Cemal Süreya bu yüzden ona "gizli şair" demişti. Bolulu bir söyleşide bu adı açıklarken o yılları ülkenin sorunlarıyla boğuşarak geçirdiğini, sosyal eylemlerin içinde bulunduğunu ama "sözü slogana koşmak", edebiyatı siyasete teslim etmek istemediğini anlatır; yazmaya ara vermeyi bir "sınanma, evrilme tezgâhı" saydığını ekler. 1992'de Yurtboyu Sevişmek ve taşlamalarını topladığı Taşın İyisi ile şiire döndü; bunları Uzun Koşu (1994) ve şiirlerinden bir seçkiyle yeni şiirlerini, hayat hikâyesini ve hakkındaki yazılardan parçaları bir araya getiren Güle Yolculuk izledi.
Şiirini nasıl gördüğünü Okay Kılıçaslan'a verdiği cevapta açıkça söyler: yazdıklarının yalnız kendini gönendirmesini istemez, ama şiirde savının sırıtmasından da korkar; "şiirin salt şiir olduğunu" bilir. İstediği, dizelerin dibinden geçen damarlarda kendi dünya görüşünün suyunun dolaşması ve kötülükleri görmezden gelmeden umudun filizlerinin yeşermesidir. Şiirlerinin ortak noktasını "'ben' demeyi sevmeyen ben, halkım, ulusum, tüm insanlık" sözleriyle anlatır. Tacim Çiçek de onun özgünlüğünü şiirini konuşur gibi yazmasına bağlar ve bilinen sözcüklere yeni anlamlar yüklediğini belirtir.
Türk Dil Kurumu'na üye olduktan sonra dile ayrı bir özen gösterdi, sade bir Türkçeyle yazdı. Söyleşilerinde dille düşünüşün iç içe olduğunu, birbirini besleyip evrilttiğini tekrar tekrar anlatır; "yurt dediğiniz toprağı yitirirseniz başka bir toprağa konuşlanabilirsiniz, dilinizi yitirirseniz yurtsuz kalırsınız" diye düşünür. Bu tutum yazım ve noktalama üzerine Sözün Işığı (2004), Dilden Düşünüşe Atatürk Yolu (2008) ve Dil, Düşünüş Evirtimi gibi kitaplara dönüştü. Zamanla denemeye daha çok yöneldi. Düzyazılarının bir olgudan, bir izlenimden yola çıktığını, düşünceyi somutlayarak vermek istediğini, öğretmenliğinden gelen bir "bilecenliğe" kimi zaman düştüğünü kendisi söyler. Tansu Bele bu denemelerin türün klasik tanımına uygunluğunu, okuru bildik olgulardan yeni düşüncelere geçirebilmesini öne çıkarır.
Ödülleri de şiirle düzyazı arasında bölünür. "Yurtboyu Sevişmek" şiiriyle 1992'de Vedat Güler ve Nabi Üçüncüoğlu şiir yarışmalarında birincilik, Petrol-İş yarışmasında mansiyon aldı. İnsan İnsana Eklene Eklene, Cumhuriyet'in 75. yılı için Kültür Bakanlığı'nın düzenlediği yarışmada 1998'de deneme dalında büyük ödüle değer görüldü. Sözün Işığı ise ona Dil Derneği'nin Beşir Göğüş Ödülü'nü kazandırdı. Bazı şiirleri Danca'ya çevrildi, bir şiiri de Ankara'dan 20 Şair adlı Türkçe-Fransızca kitapta yer aldı.
Eserleri
- Şiir: Dalların Ucundaki (1955), Bileşim Çizgisi (1963), Yurtboyu Sevişmek (1992), Taşın İyisi (1992), Uzun Koşu (1994), Güle Yolculuk (1996).
- Deneme: Antilaikliğin Önlenemeyen Yükselişi (1994), Belleksiz Toplum (1995), Korkacaksan Kitapsızlardan Kork (1998), İnsan İnsana Eklene Eklene (1998), Haritasız Yüzler (2007), Dil, Düşünüş Evirtimi (2012).
- Öykü, masal ve anı: Devlet Kuşu (masal, 1978), Yağmur Sonrası (öykü, 1998), İnsanlığın Solmaz Gülleri (2000), Bir Gülün Aydınlığında (2010), Köy Enstitülülerden Biri (2012).
- Biyografi ve inceleme: Türkiye'de Mahalli İdarelerin Eğitim Öğretim Kurumlarıyla İlgisi (1965), Ahmet Miskioğlu Kitabı (2004).
- Dil: Türkçe Bilgileri (1955'ten başlayarak birçok baskı), Cümle Çözümleme Anahtarı ve Dilbilgisi Özeti (1970), Şemalarla Dilbilgisi (1983), Sözün Işığı (2004), Dilden Düşünüşe Atatürk Yolu (2008); ayrıca Atatürk ve 10 Kasım ve İlk Dersimiz Atatürk adlı derlemeler.
Tarihlerin bir kısmı kaynaklarda farklı verilir. Devlet Kuşu kimi listelerde 1970, şairin kendi listesinde 1978 tarihlidir; Korkacaksan Kitapsızlardan Kork bir biyografik derlemede 1995, öteki iki kaynakta 1998 yılında görünür. Güle Yolculuk şairin listesinde 1996-97 diye geçer, bir söyleşide 1997 baskısından alıntı yapılır. İnsanlığın Solmaz Gülleri'nin 2002 tarihi ise Kültür Bakanlığı'nın yaptığı ikinci baskıya aittir. Yukarıdaki liste şairin kendi sitesindeki ve Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki tarihleri izler.
Şiirinden
Telif notu: Bolulu'nun şiirleri, 2017'deki ölümünün ardından işleyen yetmiş yıllık koruma süresi nedeniyle 2087'nin sonuna kadar telif kapsamındadır. Ayrı şiir sayfaları bu yüzden açılmamış, aşağıda yalnız iki kısa parça alıntılanmıştır.
Şairin kendi sitesindeki "Kendi Türkümü Söyledim" söyleşisinde, aşksız şiir yazılamayacağını söylerken ilk kitabından üç dize aktarır. Dizelerin altına 27 Eylül 1954 tarihi düşülmüştür; şiir, Gazi Eğitim'i bitirdiği yılın sonbaharına aittir:
Dikenlere takılan koyun tüyleri gibi
Güzellerin üstüne tel tel kalbim
Ben değilim bu tenin sahibi
Köy çocukluğunun gözlemi, dikene takılıp kalan yün, burada aşk için kurulmuş bir benzetmeye dönüşür: kalp, güzellerin üstünde tel tel asılı kalmıştır ve son dize bedeni sahibinden ayırır. Aynı söyleşide Atatürk ve memleket üzerine konuşurken Uzun Koşu'dan da bir parça okur. Toplumcu çevrelerden "oportünist" damgası yediğini, ama ayaklarını toprağından alamadığını anlattığı yerde okunan dizeler bu tutumu dile getirir:
Ülkesi yok, ulusu yok
Bütüne yorgan
Öncesini sonrasını özümsemek işi
Kurtulamaz ayakları toprağından
Evrenselde dokunmuş yerli işi
Söyleşideki bağlamdan çıkan anlam şu olabilir: ülkesi ve ulusu olmayan bir evrensellik, herkesi örten ama kimseye ait olmayan bir yorgandır; gerçek iş, geçmişi ve geleceği özümseyip ayağını topraktan kesmeden evrensel bir dokuma tutturmaktır. "Yerli işi" sözü, el tezgâhında dokunmuş köy bezini akla getirir. Bu iki parça dışında şiirlerinden tam metin aktarılmamıştır; şiirlerin bütünü kitaplarındadır.
Kronoloji
1929: Ağustos'ta Taşova'nın Tekke (Akınoğlu) köyünde doğar.
1947: Akpınar Köy Enstitüsü'nü bitirir; Taşova'nın Yerkozlu köyünde başöğretmen olur.
1951: İlk şiiri "Ümit Dünyası" Aralık'ta Nilüfer dergisinde çıkar.
1954: Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nü bitirir.
1955: İlk şiir kitabı Dalların Ucundaki yayımlanır.
1956: Taşova Ortaokulu müdürlüğüne atanır.
1961: Amasya Kız Enstitüsü'nde öğretmen olur; Amasya'da İlke dergisini çıkarır.
1963: Bileşim Çizgisi yayımlanır.
1981: Mayıs'ta müşavir müfettişlikten emekli olur.
1992: Yurtboyu Sevişmek ve Taşın İyisi ile şiire döner; "Yurtboyu Sevişmek" iki yarışmada birincilik alır.
1998: İnsan İnsana Eklene Eklene Kültür Bakanlığı'nın deneme büyük ödülünü kazanır.
2017: 2 Ağustos'ta Ankara'da ölür.
Kaynakça
Kitaplar
- Metin İpek, "Osman Bolulu", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 09.05.2019 (güncelleme 19.12.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/bolulu-osman
- Osman Bolulu, "Yaşam Öyküm", Türk Dili, S. 89-90, 1995, s. 38-40 (İpek aktarımıyla).
- Okay Kılıçaslan, "Osman Bolulu", Eşik, S. 18, Mart-Nisan 1995 (İpek aktarımıyla).
Diğer kaynaklar
- Biyografya, "Osman Bolulu". https://www.biyografya.com/biyografi/9744
- Osman Bolulu, "Kendimi Anlatıyorum" (Arslan Bayır ile söyleşi), osmanbolulu.com.tr, 18.06.2014. http://www.osmanbolulu.com.tr/pg_15_kendimi-anlatiyorum
- Osman Bolulu, "Kendi Türkümü Söyledim" (söyleşi), osmanbolulu.com.tr, 03.09.2014. http://www.osmanbolulu.com.tr/pg_65_kendi-turkumu-soyledim
- Osman Bolulu, "Görev Yerleri" ve "Yayınlanmış Yapıtları", osmanbolulu.com.tr, 2014-2016. http://www.osmanbolulu.com.tr/pg_346_osman-bolulu-gorev-yerleri
Çevrimiçi kaynaklar
