Amasya'dan doğuya, Yeşilırmak'ın vadiyi yararak aktığı yöne gidildiğinde dağlar yavaş yavaş geri çekilir ve ova açılır. Yolun bir yanında kayın ve çam ormanları, öbür yanında bamya ile soğan tarlaları uzanır. Taşova bu iki coğrafyanın birleştiği noktada kurulmuştur. Ne eski bir kale kenti ne de bir hanedan merkezi olmuş, daha çok ormanla ovanın, Tokat'la Amasya'nın, köyle kasabanın iç içe geçtiği bir geçiş yeri olarak gelişmiştir. İlçe kimliği 1944'e dayanan bu yerleşim, tarihinin büyük bölümünü küçük bir köy olarak geçirmiş, ama bulunduğu vadi binlerce yıldır insanı barındırmıştır.
İlçenin Coğrafyası
Taşova, Amasya'nın Orta Karadeniz Bölümü'nde, Yeşilırmak vadisinde kurulu ilçelerinden biridir. Doğusunda Tokat'ın Erbaa, batısında Amasya merkez ve Samsun'un Ladik, kuzeyinde Samsun'un Çarşamba ve Asarcık, güneyinde Tokat'ın Turhal ilçesi yer alır. Resmî tanıtım metinleri ilçe merkezinin il merkezine uzaklığını 50 km olarak verir. Yüzölçümü konusunda kaynaklar ayrışır: Harita Genel Müdürlüğü'ne dayanan 971 km2 değeri ile Valiliğin ilçe tanıtımındaki 1.051 km2 değeri yan yana dolaşır. Rakımda da benzer bir fark vardır; ilçe merkezi için 241 metre ile 230 metre rakamları görülür. Resmî verilere göre ilçenin en alçak noktası Karlık Deresi'nin Yeşilırmak'a karıştığı yerdeki 170 metre, en yüksek noktası ise Esençay Köyü'nün güneyindeki Cami Tepesi'nin 1956 metresidir. Dağlar arasında batıda Engüles, kuzeydoğuda Canik, güneyde yaklaşık 1950 metrelik Boğalı ve kuzeybatıda yaklaşık 2050 metrelik Akdağ sayılır.
Arazi dağılımı ilçenin neden iki ayrı ekonomiye yaslandığını gösterir. Yaklaşık 392 bin dekar tarım arazisine karşılık 520 bin dekara yakın bir alan orman ve fundalıktır; bunlara 62 bin dekar çayır, mera ve yayla ile 77 bin dekar tarım dışı alan eklenir. Tarım arazisinin yaklaşık 127 bin dekarında sulu tarım yapılır. Yeşilırmak'ın ilçe merkezinden Kelkit Çayı ile birleştiği yere kadar uzanan yaklaşık 4.000 dekarlık şerit, düşük rakımı ve verimli toprağı sayesinde resmî metinlerde küçük bir Çukurova olarak nitelenir. Akınoğlu, Boraboy, Destek ve Dutluk çayları Yeşilırmak'ı besler; Esençay Çayı ise Erbaa sınırları içinde ırmağa karışır.
İklim ve Bitki Örtüsü
İlçede geçiş bölgesi iklimi egemendir. İklim genellikle ılımandır, zaman zaman Karadeniz'in, zaman zaman İç Anadolu'nun karasal özelliklerini gösterir. Yazlar sıcak ve kurak geçer; kışlar ilçe merkezinde ılık ve yağışlı, yüksek kesimlerde soğuk ve yağışlıdır. Kayıtlı en yüksek sıcaklık 40,2 derecedir. Ormanlarda kayın, meşe, karaağaç ve çeşitli çam türleri görülür. Bu çeşitlilik, vadi tabanında sebze ve bamya yetiştirilirken yayla köylerinde hayvancılık ve ormancılığın sürmesini mümkün kılmıştır.
Nüfus
Taşova ilçesinin nüfusu TÜİK verilerine dayanan tablolarda 1945'te 36.818, 1975'te 58.960 ve 2000'de 57.050 olarak görünür. 2007'de ise 35.186'ya inmiştir. Bu sert düşüşün nedeni incelenen kaynaklarda açıklanmamaktadır; ilçe sınırlarında ya da bağlı yerleşimlerde bir değişiklik olup olmadığını söyleyecek bir belgeye ulaşılamamıştır. Sonraki yıllarda nüfus 30 ile 31 bin arasında seyretmiş, 2021'de 30.123 olmuştur (şehirde 11.119, kırsalda 19.469). 2024 için 30.348, 2025 için 30.034 rakamları yayımlanmıştır. Resmî tanıtımda geçen bir sayımda ilçe nüfusu 31.508'dir; bunun 11.098'i merkezde, 20.410'u köylerde yaşar ve kilometrekareye 29 kişi düşer. İlçede 63 köy bulunur.
Yerleşimin Uzun Tarihi
İlçe kimliği görece yenidir, ama yerleşim eskidir. Valilik ve Kaymakamlığın tarihçe metinleri, ilçe sınırları içinde MÖ 5000 yılına ait yerleşim kalıntılarına rastlandığını belirtir. Aynı metinlere göre bölge sırasıyla Hititlerin, Frigyalıların, Kimmerlerin, Perslerin, Romalıların, Bizanslıların, Selçukluların ve Osmanlıların hâkimiyetinde kalmıştır. Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün anlatımı ayrıntılıdır: Hititler MÖ 1650 dolaylarında Anadolu'ya egemen olunca Taşova ve çevresi de onların idaresine girmiştir. Frigler (MÖ 1200-700) ve Kimmerler bunu izlemiş, Med İmparatorluğu Kimmerlere son vererek bölgeye yerleşmiş, yöre Pers Kralı III. Adaşir zamanında Pers hâkimiyetine geçmiştir. Büyük İskender'in MÖ 331'deki Anadolu seferiyle Makedon idaresine girilmiş, Makedonya Krallığı'nın dağılması üzerine MÖ 291'de Pontus Krallığı kurulmuştur. Pontus egemenliği, Amasya'nın Roma'ya katılmasına kadar sürmüştür. Aynı anlatı, Jül Sezar'ın Pontus Kralı Farnakes'i MÖ 47'de yenmesine ve Romalıların yöreyi MS 25'te tamamen topraklarına katmasına değinir.
Roma hâkimiyeti 395'e kadar sürmüş, ardından yöre uzun süre Bizans'ın elinde kalmıştır. Bu anlatıya göre Emeviler 712'de Taşova'yı ele geçirmiştir; bir başka metin yerleşimin bir süre sonra yeniden Bizans egemenliğine girdiğini ekler. Türklerin Anadolu'ya gelişi Malazgirt Meydan Muharebesi'yle (26 Ağustos 1071) başlar. Kaynaklar, savaşı izleyen iki yüzyıl boyunca Horasan ve Maveraünnehir'den göç eden Türk boylarının şehir ve kasabalara yerleştiğini yazar. Taşova 1075'te Danişmentlilerin eline geçmiş; Danişmentli hükümdarı Melik Gazi'nin yöreyi alması Amasya'yı bir Türk-İslam kültür merkezi hâline getirmiştir. 1174'te II. Kılıçarslan zamanında Türkiye Selçuklularının hâkimiyeti başlamıştır. Bu dönemde bölgenin Trabzon İmparatorluğu'nun saldırılarına uğradığı da kaydedilir.
Kösedağ Savaşı'ndan sonra yöre Moğol istilasının etkisine girmiş, kıtlık ve kargaşa baş göstermiş, Babai ayaklanması bölgede etkili olmuştur. Metne göre Selçuklu Devleti karışıklıkları önlemek için ülkeyi ikiye ayırmış, Taşova Rûm Eyaleti içinde kalmış ve idaresi Seyfettin Torumtay'a bırakılmıştır. Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra yörede önce Kadı Burhaneddin Devleti, ardından Tacettinoğulları 1425'e kadar hâkim olmuştur. Bu tarihte Çelebi Mehmed, Tacettinoğulları Beyliği'ne son vererek Taşova'yı Osmanlı topraklarına katmıştır. Osmanlı döneminde yerleşim, Tokat Sancağı'na bağlı bir köy olarak örgütlenmiş ve bu durum devletin sonuna kadar değişmemiştir.
Resmî tarihçe metinleri önemli bir kayıp da not eder: geçmiş uygarlıklara ait eserlerin büyük bölümü gelişigüzel yapılan kaçak kazılar sonucunda yok olmuştur. Bölgeden çıkan buluntular Amasya ve Alpaslan müzelerinde sergilenmektedir. Millî Mücadele yıllarına ilişkin Kültür ve Turizm Müdürlüğü anlatısı, Taşova çevresindeki köylerin çete saldırılarına uğradığını, halkın silahlanarak karşı koyduğunu ve Millî Mücadele'nin başarıyla sonuçlanmasından sonra yöreye askerî kuvvet gönderilerek bölgenin düzene sokulduğunu aktarır. Bu anlatı bir resmî tanıtım metnidir; olayların ayrıntısını veren bağımsız bir akademik çalışmaya ulaşılamamıştır.
Yemişenbükü'nden Taşova'ya
Cumhuriyet'in ilk yıllarından 1944'e kadar bugünkü ilçe merkezi Yemişenbükü adıyla Tokat'ın Erbaa ilçesine bağlıydı. Kaymakamlık metnine göre Yemişenbükü, Anadolu'ya gelen Türk boylarına ait küçük bir aşiret tarafından kurulmuştur. Başka bir kaynak köyün Erbaa'nın Sonusa bucağına bağlı olduğunu yazar. Adın yöredeki meyve bahçelerinin bolluğundan geldiği yolunda bir yorum da dolaşır; bunu doğrulayan bir belgeye ulaşılamamıştır. 1944'te yaklaşık 60 hane ve 350 kişilik küçük bir yerleşimdi.
İlçenin Kuruluşu
Bakanlar Kurulu'nun 4 Ağustos 1944 tarihli ve 4448 sayılı kararıyla Taşova bağımsız ilçe oldu. Bu tarih resmî kurumların tarihçe metinlerinde ortaktır. Başka bir derleme ilçeleşmeyi 1 Eylül 1944 tarihli ve 4642 sayılı kanuna bağlar; iki bilgi arasındaki fark çözülememiştir. 1953'te Tokat'a ulaşımın güçlüğü ve hizmetlerin gecikmesi gerekçesiyle ilçe Amasya'ya bağlanmıştır.
Yerel anlatılara göre ilçenin kuruluşunda 1939 Erzincan ve 1942 Niksar-Erbaa depremlerinin payı büyüktür. Depremlerin ardından bölgeyi yeniden düzenlemeye çalışan Tokat Valisi İzzettin Çağpar, il ve ilçe merkezlerinden uzakta kalan orman köylerine devlet hizmetini daha kolay götürecek yeni bir merkez kurmak istemiştir. Nahiye müdürü Hasan Aykan, bölgeyi yakından tanıdığı için bu girişimde ona yardımcı olmuş, Yemişenbükü muhtarı Koca Fatma Darıcı da yeni ilçenin burada kurulmasına katkıda bulunmuştur. Aykan, yerel kaynaklara göre ilk dönemde kaymakamlık görevini vekâleten yürütmüş ve 1 Temmuz 1945'te ilk belediye başkanı olarak görevlendirilmiştir; belediye başkanları listesinde ise 1944-1946 aralığında görünür. Aynı listeye göre ilk kaymakam Celal Gurmen'dir (1944-1947). Bu bilgilerin bir bölümü yerel tarih çalışmalarına dayanır, bu nedenle kesin belge sayılmamalı, kaynaklı aktarım olarak okunmalıdır.
Taşova'nın kuruluşunun dikkat çeken yanı, küçük bir köyün plansız biçimde büyümek yerine bir imar planıyla ilçe merkezine dönüştürülmesidir. Yerel tarih çalışmalarına göre planı mimar Ali Rasim Cengiz hazırlamış ve planın ekseninde Samsun Caddesi adıyla tasarlanan geniş bir ana cadde yer almıştır. Konutlar, kamu yapıları, çarşı ve Tekel tesisleri bu aksın çevresinde yerleşmiştir. İzzettin Çağpar'ın adının ilçenin önemli caddelerinden birine verilmiş olması, kuruluş dönemindeki yerinin yerel hafızada sürdüğünü gösterir.
Adın Hikâyesi
Taşova adının kökeni için iki ayrı açıklama dolaşır. Resmî metinler adın Destek, Uluköy, Esençay, Tekke ve Yeşilırmak vadisinin oluşturduğu verimli sahadan geldiğini yazar. Yerel bir anlatı ise adı Vali Çağpar'ın verdiğini ve Herizdağı bölgesindeki taş ocağı ile Yeşilırmak'ın suladığı ovayı birlikte simgelediğini söyler. Hangisinin doğru olduğuna hükmedecek bir belgeye ulaşılamamıştır.
Alpaslan Köyü ve Seyyid Nurettin
İlçenin eski dönemlerine ışık tutan yerleşimlerden biri Alpaslan Köyü'dür. Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre Horasan'dan gelen Rufai tarikatı mensubu Seyyid Nurettin 1257'de bugünkü Alpaslan'a yerleşmiş, bir zaviye ve vakıf kurmuştur. Yörenin Türkleşmesinde ve halkın manevi eğitiminde etkili olan bu vakıf 1901'e kadar faaliyetini sürdürmüştür. Kimi anlatılar kişiyi Seyyid Nureddin Alparslan adıyla da anar. Zaviye bugün Seyyid Nurettin Tekkesi adıyla bilinir ve resmî metinde onarım beklediği belirtilir. Köy Osmanlı döneminde Zuday adıyla anılırdı; yerel kaynaklarda adın Zito ve Zedvi biçimlerinden evrildiği anlatılır. Köy 1960'ların başında Alpaslan adını almıştır.
Köydeki Alpaslan Belediye Müzesi, Osmanlı döneminden kalma bir hamamda düzenlenmiştir. Bir turizm ansiklopedisi maddesine göre müzenin envanter defterinde 1958 tarihli bir kayıt vardır, eserlerin büyük bölümü özellikle 1964'te toplanmış, hamam 1991'de müze olarak düzenlenmiş ve müze 1994'te belediye müzesi olarak hizmete girmiştir. Kurucusu Muttalip Öztürk, köy halkının elindeki eserleri hurdacıya sattığını görünce bunları kendi parasıyla satın almıştır. Sergide Helenistik, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sikkeler, testiler, takılar ve mezar taşları bulunur; Seyyid Nurettin adına yapılan türbenin kapısı ve sandukası ile vakfiyesi de aynı koleksiyondadır. İlçenin resmî tanıtımı Taşova'da ayrı bir müze bulunmadığını, eski ilçe cezaevi binasının müzeye dönüştürülmeyi beklediğini de not eder.
Boraboy Gölü
Taşova'nın en çok anılan doğa köşesi Boraboy Gölü'dür. Gezi yazılarında sıkça krater gölü olarak anılır ve bazı resmî tanıtım metinleri de aynı nitelemeyi kullanır. Oysa belediye ve ansiklopedi maddelerinin aynı bilgiyi veren anlatımlarına göre Boraboy bir heyelan set gölüdür; suyu volkanik bir kraterde birikmemiştir.
Anlatılana göre Kaleboynu Tepesi çevresinde meydana gelen büyük bir heyelan Çatağın Deresi'nin akışını kesmiş, biriken su gölü oluşturmuştur. Bölgedeki tüf ve aglomera kayaçların Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın yarattığı zayıf zonlar boyunca sızan suyla kaydığı belirtilir. Taşkınlarda set yarılmasın ve sulama yapılabilsin diye heyelan setinin üzerine beton bir bent yapılmıştır. Bentteki kapak sistemiyle yağış ya da ani kar erimesiyle yükselen fazla su boşaltılır. Gölün suyu tatlıdır ve fazlası Boraboy Deresi'yle akar; su seviyesi ilkbaharda kar erimeleriyle yükselir, yazın azalan yağış ve tarımsal sulama nedeniyle düşer.
Ölçüler ve Kaynak Farkları
Göl, ilçe merkezinin yaklaşık 22 ila 25 kilometre kuzeybatısındadır. Amasya il merkezine uzaklığı yaklaşık 62 km olarak verilir. Ölçüler kaynaktan kaynağa değişir. Akademik çalışmalara dayanan anlatımda uzunluk yaklaşık 750 metre, genişlik doğuda 100, batıda 200 metreye kadar, en derin nokta 11 metre ve rakım 1045 metredir; yüzey alanı yaklaşık 11 hektardır. İl tanıtım metni ise uzunluğu 900 metre, eni 250 metre, derinliği 30 metre ve rakımı 1050 metre olarak yazar. İlk ölçü seti akademik çalışmalara dayandığı için esas alınmıştır.
Koruma Statüsü ve Ziyaret
Alan 1992'de turizm merkezi ilan edilmiş, 1996'da üçüncü derece doğal sit statüsü kazanmış ve 3 Eylül 2013'te tabiat parkı olarak tescil edilmiştir. Yönetimi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün 11. Bölge Müdürlüğü'ne bağlıdır. Plan, alanı üç bölgeye ayırır: yüzde 75 hassas koruma, yüzde 15 kontrollü kullanım, yüzde 10 sürdürülebilir kullanım. Kuzey yamaçlarda sarıçam, güney yamaçlarda kayın ve gürgen ormanı görülür; bölgede Campanula latiloba ve Digitalis lamarckii gibi endemik bitki türleri bulunduğu belirtilir. Gölde sazan ve yayın yaşar, mevsimlik su kuşu çeşitliliği de kaydedilmiştir.
İlk basit tesisler 1970'lerde yapılmış, 2017'de alanı yaklaşık 70 bin kişi ziyaret etmiştir (bir başka kayıtta 73.806). Bugün piknik alanları, yürüyüş parkurları, seyir terasları, çocuk oyun alanları, kamp alanı, bungalov tipi konaklama tesisleri ve su bisikleti vardır. Yazın serin, kışın karlı olan göl, hafta sonlarında çevre illerden gelen ziyaretçileri çeker. Artan ziyaretçi sayısı ciddi bir yük yaratmıştır: piknik atıkları, çiçek koparma ve ağaç kabuğu soyma gibi davranışlar bitki örtüsüne zarar vermekte, yoğun kullanımdan doğan toprak kaymaları yürüyüş yollarını bozmaktadır. Alan yönetimi bu sorunlara karşı ziyaretçi kapasitesinin belirlenmesi, alternatif güzergâhlar ve çevre eğitimi gibi önlemler uygulamaktadır. Giriş saatleri ve ücretler değişebildiği için güncel bilgi için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün duyurularına bakmak gerekir.
Çiçek Bamyası
Taşova'nın bahçelerinden gelen en ünlü ürün parmak ucu kadar küçük bir sebzedir. Amasya Çiçek Bamyası, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 29 Mayıs 2018'de 352 numarayla menşe adı olarak tescil edilmiştir. Başvuru 21 Nisan 2016'da yapılmış, tescil Amasya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü adına gerçekleşmiştir. Belgeye göre üretim sınırı Amasya'nın Merkez, Taşova ve Göynücek ilçeleri ile Tokat'ın Erbaa, Çorum'un Mecitözü, Osmancık ve Kargı ilçeleridir. Bamya yalnızca Taşova'ya ait değildir; ama belge, bamya ekilen alanlar arasında Yeşilırmak ve kollarının (Çekerek, Tozanlı, Destek Çayı) kıyısındaki alüvyal alanları, yani Taşova ve çevresi ile Göynücek ve çevresini açıkça anar.
Çiçek Adının Anlamı
Belgeye göre ürüne bu ad, meyvesi tam gelişmeden, çiçek açtıktan sonra toplandığı için verilir. Bitki, kırmızı çizgili yeşil gövdesi nedeniyle yörede kızıl bacak diye de anılır. Meyve açık yeşildir, küçüktür ve az tüylüdür; ortalama boyu yaklaşık 1 cm olarak verilir. Vejetasyon dönemi 125 ile 135 gün sürer, hasat Haziran'ın ikinci yarısından Ekim sonuna uzanır. Çiçek bamyası günlük toplanır, ipe dizilerek gölgede kurutulur ve kış için saklanır. Sofra dergisinde konuşan bir üretici toplamanın zahmetini şöyle anlatır: bamya tüylüdür ve eli deler, eskiden çıplak elle toplandığı için parmaklar yara olurdu, bugün eldivenle toplanıyor.
Tarihçesi ve Festival
Tescil belgesi iki tarihsel kayda dayanır. Birincisi, 1893'te yazılmış bir Osmanlı eserinde Amasya'da 975 okka (belgenin ifadesiyle yaklaşık 1250 kg) bamya üretildiğinin kaydedilmesidir. İkincisi, 1901'de İstanbul'a, saraya Amasya bamyası gönderilmiş olmasıdır. Taşova Belediyesi'nin tanıtım amacıyla ilk kez 1994'te düzenlediği Taşova Çiçek Bamyası Kültür ve Sanat Festivali de belgede anılır; festival her yıl yapılır.
Etli Çiçek Bamyası Yemeği
Bamyanın pişmiş hâli ayrı bir tescil konusu olmuştur. Sofra dergisinin aktardığına göre Amasya Etli Çiçek Bamyası Yemeği 2021'de 953 numarayla coğrafi işaret almıştır; tescil Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği adınadır. Tescildeki tarife göre yemekte kuzu kuşbaşı, tereyağı, kuru soğan, domates, sarımsak, limon suyu ve tuz bulunur. Bamyanın sapı tamamen kesilmez, tepe ucu koni biçiminde ayıklanır ve bamya bütün pişirilir. Önce tereyağında et kavrulur, soğan ve domates eklenir, et yumuşayınca limon suyu ve su katılır, bamya en sona konur. Ezilmesin diye çok karıştırılmaz ve yaklaşık 30 dakika kısık ateşte pişirilir. Kurutulmuş bamya kullanılacaksa dizili ipiyle birlikte bez arasında ovularak tüyleri temizlenir. Aynı yazıya göre Mart 2025'te çiçek bamyası ve misket elması için Avrupa Birliği coğrafi işareti başvurusu da yapılmıştır; sonucu doğrulanamamıştır.
Tütünden Soğana Ekonominin Evrimi
İlçenin ekonomik tarihi, tarımsal üretimin tütün ticaretine, tütün ticaretinin Tekel yatırımlarına, bunların da şehirleşmeye ve sonunda küçük sanayiye bağlandığı uzun bir çizgi izler. Yerel bir derlemeye göre 1944 mevcut ekonomik potansiyelin bir idari merkez etrafında örgütlenmeye başladığı andır; çünkü Yeşilırmak havzasındaki tarım, tütün, hayvancılık, orman ürünleri ve çevre yerleşmelerle ticaret 1944'ten önce de vardı. Tütün, ilçe kurulmadan önce de çevre pazarlarda tanınan ürünlerden biriydi ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında devlet gelirleri ile dış ticaret bakımından stratejik bir tarım ürünü sayılıyordu.
İlçe kurulduktan hemen sonra Taşova'da geçici tütün depoları açılmış, 10 Nisan 1945'te İnhisarlar (Tekel) teşkilatı faaliyete geçmiş ve aynı yıl ilçeden yaklaşık 1 milyon kilogram tütün satın alınmıştır. Tekel yalnızca alım yapan bir kurum değildi; ürünün pazarlanmasını, depolanmasını ve taşınmasını sağlıyor, iş gücü talebi yaratıyor, esnafı ve ticaret hacmini genişletiyor, kamu yatırımlarını ilçeye çekiyordu. Tekel Genel Müdürlüğü 1946'da Erbaa, Niksar ve Taşova için idare binası ve tütün deposu yapımı çalışmalarına başlamış; Taşova'da yaklaşık 21 dönümlük alana kurulan tesisler 1949'da tamamlanmıştır. Depoların yanında idare binası, satış mahalli ve lojmanlar da bu kompleksin parçasıydı. 1977'de ek depolar yapılmış, 1985'te yaprak tütün işleme tesisi açılmıştır.
Bu hareketlilik rakamlara yansımıştır. Yerel kayıtlara göre 1946'da merkezde 195 hane, 65 dükkân, 3 lokanta, 1 fırın, 2 kahvehane ve 4 tütün deposu vardı ve merkez nüfusu yaklaşık 1.100'dü. 1949'da hane sayısı 355'e, nüfus yaklaşık 1.800'e, dükkân sayısı 112'ye çıkmış, fırın sayısı ikiye yükselmiştir. Sayım rakamları da aynı yönü gösterir: tablolarda ilçe merkezi nüfusu 1945'te 796, 1950'de 1.582 ve 1955'te 2.268'dir. Bu büyümenin başlıca nedenleri ilçe teşkilatının kurulması, kamu kurumlarının yerleşmesi ve Tekel'in yarattığı ticari canlılıktı. Memurların, esnafın ve başka yörelerden gelen insanların yeni ilçeye taşınması kentleşmeyi hızlandırmıştır. 1954 tarihli Resimli Amasya Tarım, Coğrafya, Salname-Kılavuz ve Kazalar adlı çalışma, kuruluşun üzerinden on yıl geçmeden ilçenin ekonomik ve sosyal yapısının belirginleştiğini gösteren bir kaynak olarak anılır.
Girişimciler ve Nakliyecilik
Tütünün Tekel depolarına, sonraki yıllarda pancar ve başka ürünlerin pazara taşınması kamyonculuk ve nakliyeciliği geliştirmiştir. Yerel tarih çalışmalarında bu alanın başlıca temsilcisi olarak Hacıbekir Yüksel gösterilir. Yüksel 1950'lerden itibaren orman ihaleleri, demiryolu travers üretimi, tütün ve pancar nakliyeciliği ile uğraşmış, daha sonra sinema, camcılık, yedek parça, lastik bayiliği ve akaryakıt işletmeciliğine yönelmiştir. Onun yolu, küçük bir ilçede sermayenin bir sektörden ötekine nasıl aktarıldığının tipik bir örneği olarak aktarılır.
Bugünün Tarımı ve Sanayisi
Tekel'in faaliyetlerinin sona ermesi ve tütün ekonomisinin gerilemesiyle ilçenin geleneksel yapısında bir boşluk doğmuştur. Bugün tarım soğan, bamya ve tahıl üzerinden sürer. Aynı derlemeye göre ilçede yaklaşık 16.000 dekarda yılda yaklaşık 32.000 ton soğan üretilir; Uluköy önemli soğan üretim alanlarından biridir. Soğanın coğrafi işaret statüsü doğrulanamamıştır. Soğanın hasadı, depolanması, taşınması ve pazarlanması da nakliye ve ticaret kollarında hareketlilik yaratır.
Sanayileşme, tarıma ve doğal kaynaklara dayalı küçük işletmelerin kademeli büyümesiyle gerçekleşmiş, büyük fabrikalar ortaya çıkmamıştır. Taşova Küçük Sanayi Sitesi 1993'te faaliyete geçmiş; Amasya İl Çevre Durum Raporu'na göre 66.966 m2 alanda 117 işyeri bulunmakta, 105'i dolu görünmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın il raporu, sitenin tamamen dolduğunu ve yeni işyeri talepleri bulunduğunu, genişleme imkânı sınırlı olduğu için ilçede yeni bir sanayi alanına ihtiyaç duyulduğunu belirtir. Taşova Organize Sanayi Bölgesi'nin kuruluş protokolü 17 Temmuz 2023'te onaylanmış, yaklaşık 79 hektarlık bir alan öngörülmüştür. 2004'te kurulan bir mobilya işletmesi, yerel kaynaklarda yaklaşık 160 kişiye doğrudan istihdam sağlayan ve 20.000 m2 üretim tesisiyle Amasya ve Erbaa'daki mağazalarına mal veren bir örnek olarak anılır.
Gezilecek Yerler
Taşova tek bir anıtın çevresinde dönen bir ilçe değildir. Gezi rotası doğa, yayla ve köy üzerine kuruludur.
- Boraboy Gölü Tabiat Parkı: İlçe merkezinin yaklaşık 22-25 km kuzeybatısında. Ayrıntılar yukarıda.
- Alpaslan Köyü ve Belediye Müzesi: Hamamdan müzeye dönüşen yapıda bölgenin Helenistik'ten Osmanlı'ya uzanan dönemlerine ait buluntular sergilenir. Seyyid Nurettin Tekkesi'nin onarım beklediği resmî metinde belirtilir.
- Baraklı Şelalesi: Özbaraklı sınırlarında. Yerel bir haberde şelalenin tarihî İpek Yolu üzerinde, Roma dönemine uzanan eski bir kale ve zindanların yakınında olduğu, hemen yanında sit alanı bir mağara bulunduğu yazılıdır. Bu bilgi yalnızca habere dayanır; arkeolojik bir doğrulamaya ulaşılamamıştır.
- Esençay Şahin Yaylası: Burada Amasya İl Özel İdaresi iş birliğiyle yapılan, 200 m uzunluğunda, 80 m genişliğinde ve 12 m derinliğinde turistik ve sulama amaçlı bir yapay göl vardır. Uluköy, Kırkharman ve Kızgüldüren köylerinde de sulama göletleri bulunur.
- Boğalı Yaylası: Yaz aylarında etkinliklerin yapıldığı yayla.
Bazı gezi rehberleri Şelale Kilisesi ve Kızgüldüren Kilisesi gibi yapıları da sayar. Ancak resmî tarihçe kaynaklarında (Kaymakamlık, Kültür ve Turizm Müdürlüğü) bu yapıların tanımı ya da tarihi bulunmadığı için onlara ayrıntı atfedilmemiştir.
Ulaşım ve Ziyaret Zamanı
Taşova, Amasya il merkezine yaklaşık 50 km uzaklıktadır. Boraboy'a Amasya-Taşova yolundan ya da Samsun'un Ladik ilçesi üzerinden ulaşılır; Tokat yönünden gelenler de aynı Amasya-Taşova güzergâhını kullanır. Bamyanın hasat dönemi olan Temmuz-Ekim, tarlaları ve kurutma işini görmek için en uygun zamandır; Çiçek Bamyası Festivali'nin tarihi her yıl yerel olarak duyurulur. Boraboy yazın serin, kışın karlıdır ve yaz hafta sonlarında kalabalıklaşabilir. Yayla ve köy yolları yağışlı havada kayganlaşabildiği için yola çıkmadan yol durumuna bakmak gerekir. Alpaslan Müzesi gibi küçük yerlerde açık saatler yıldan yıla değişebildiğinden önceden sormak yerinde olur.
Kronoloji
MÖ 5000: Resmî tarihçelere göre ilçede yerleşim izleri.
MÖ 1650 dolayı: Hitit hâkimiyeti (Kültür ve Turizm Müdürlüğü).
MÖ 291: Pontus Krallığı'nın kuruluşu.
MS 25: Roma'nın bölgeyi tamamen topraklarına katması (Kültür ve Turizm Müdürlüğü).
1071: Malazgirt Meydan Muharebesi.
1075: Yörenin Danişmentlilerin eline geçmesi.
1174: II. Kılıçarslan zamanında Türkiye Selçuklularının hâkimiyeti.
1257: Seyyid Nurettin'in Alpaslan'a yerleşmesi.
1425: Çelebi Mehmed'in Tacettinoğulları'na son vermesi, bölgenin Osmanlı'ya katılması.
1923-1944: Yemişenbükü, Erbaa'ya bağlıdır.
4 Ağustos 1944: 4448 sayılı kararla Taşova bağımsız ilçe olur.
10 Nisan 1945: Tekel teşkilatı Taşova'da faaliyete geçer (yerel derleme).
1953: İlçe Tokat'tan ayrılıp Amasya'ya bağlanır.
1993: Taşova Küçük Sanayi Sitesi faaliyete geçer.
1994: İlk Taşova Çiçek Bamyası Kültür ve Sanat Festivali.
3 Eylül 2013: Boraboy Gölü'nün tabiat parkı olarak tescili.
29 Mayıs 2018: Amasya Çiçek Bamyası'nın 352 numarayla tescili.
2021: Amasya Etli Çiçek Bamyası Yemeği'nin 953 numarayla tescili.
17 Temmuz 2023: Taşova Organize Sanayi Bölgesi kuruluş protokolünün onaylanması.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Sofra Dergisi, "Amasya Çiçek Bamyası'nın Peşinde" (Kübra Sultan Yüzüncüyıl, 2025) amasya.gov.tr
Resmî kaynaklar
- T.C. Amasya Valiliği, "Taşova" ilçe tanıtım sayfası, amasya.gov.tr tasova.gov.tr
- T.C. Taşova Kaymakamlığı, "Tarihçe" sayfası, tasova.gov.tr tasova.net
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, "Taşova", amasya.ktb.gov.tr amasya.ktb.gov.tr
- Türk Patent ve Marka Kurumu, Coğrafi İşaret Tescil Belgesi No: 352, Amasya Çiçek Bamyası (2018); Kültür Portalı, "Amasya Çiçek Bamyası"
- Burak Eryılmaz, "Alpaslan Belediye Müzesi", Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi (2019)
Diğer kaynaklar
- Vikipedi, "Taşova" ve "Boraboy Gölü" maddeleri; Wikipedia, "Taşova District"
- Tasova.net, "Taşova'nın Tarihî ve Ekonomik Gelişimi" ve "Alpaslan Köyü" derlemeleri; Objektif Amasya, "Bu İlçe Tam 79 Yaşında" (2023) ve "Baraklı Şelalesi" (2025); nufusu.com, "Taşova Nüfusu"








