Çocuklara ve gençlere öğüt vermek için yazılmış Nurlu Yol 1944'te çıktı, 1971'deki yedinci baskısından itibaren de Aydın Yol adıyla basıldı. Kitabın şairi Naci Gürses 1916'da Amasya'da doğmuş, İstanbul'da Şehzadebaşı'nda kitapçılık yapmış bir hafızdı. Bu kitaba sonradan eklenen "Allah Deyu" şiiri, bir Amasya gezisinin hatırasıdır ve şehrin ırmağını, bağlarını, Har Dağı'nı ve Çakallar'ını sayar. 1974'te ölen şairin şiirleri hâlâ telifli olduğundan sayfada kısa alıntılardan öteye geçilmedi.

Hayatı

Hayatı hakkında bilinenler azdır ve hemen hepsi kitabının kendisinden ve onu tanıtan iki kısa çalışmadan gelir. Amasya'da, Hoca Mustafa Sabri Efendi'nin oğlu olarak doğdu. Ortaokulu bitirdi, genç yaşta hafız oldu. Askerliğinden sonra İstanbul'a yerleşti ve Şehzadebaşı'ndaki Damat İbrahim Paşa Sebili'nde kitapçılık yaptı. Kitabın kapağında adının önüne "hafız" sıfatını koyması, kendini önce bir din eğitimi almış kişi olarak tanıttığını gösterir. 1974'te öldü; nerede öldüğünü ve ölümünün ayrıntılarını kaynaklar vermez.

Kitapçılık onun yayın hayatını da belirledi. 1944'te iki kitabı birden basıldı: Yeşil Mevlüd Türkçe Dualı ve Türkçe Kasideli adlı bir derleme ile Nurlu Yol adlı şiir kitabı. İkisi de İstanbul'da Ak-ün Basımevi'nde çıktı. 1971'e kadar yedi baskı yapan Nurlu Yol'un bu kadar uzun süre aranmasını kaynaklar açıklamaz; çocuklara yönelik dili ve öğüt veren konularıyla aile ve okul çevrelerinde okunduğu düşünülebilir.

Amasya ile Bağı

Amasya'da doğup yetişkinlik yıllarını İstanbul'da kitapçı olarak geçiren Gürses'in memleketini unutmadığını "Allah Deyu" şiiri gösterir. Şair, şiirin başına onu "Bir Amasya gezisinde Yunus Emre'ye özenti duyularak" yazdığını not eder. Arda Korkmaz'ın incelemesine göre şiir, her şeyin "Allah deyu" diyerek var olduğunu söyleyen bir ilahi düzeninde ilerler: Amasya'nın ırmağı Allah diyerek akar, bahçelerindeki elmalar Allah diyerek kokar. Ardından Ferhat ile Şirin kayaları, "altun renkli" ayvalar, Har Dağı'na düşen kar, Çakallar'ın serinliği ve sallanan elma dalları, arıların balı, dağlar ve bağlardaki bülbüller gelir. Gürses, Har Dağı'nın Amasya'da bir dağ, Çakallar'ın da bir sayfiye semti olduğunu dipnotlarla açıklar; bu notlar şiirin Amasya'yı tanımayan okur da düşünülerek yazıldığını gösterir. Son dörtlükte Amasya "evliyalar otağı" ve "Yeşilırmak yatağı" diye anılır, şair de halk şiirindeki mahlas geleneğine uyarak kendi adını söyler. Çakallar'ın bu şiirdeki yeri sitemizdeki Amasya'da Bağ-Bahçe Kültürü yazısında da anılmıştır.

Şiiri

Telif notu: 1974'te ölen Gürses'in şiirleri 2044 yılı bitene kadar koruma altında kalacak. Bu yüzden her şiire ayrı sayfa açılmadı; bu bölüme yalnız bir beyit ile bir dörtlük alındı. Koruma kalktığında Gürses'in şiirleri de birer sayfa olarak yayımlanacaktır.

Gürses, kitabının yedinci baskısına yazdığı takdimde amacını tek cümleyle söyler: "Yavrularımızın körpe dimağlarına temiz ve asil duygular aşılamak." Şiirlerinin konusu da buna göre seçilmiştir. Allah'a ve İslâm'a bağlılık, Türklük, okumak, çalışkanlık, vatan sevgisi, tabiatı korumak ve iyi ahlak başlıca temalardır. Ölçü baştan sona hecedir; şiirlerin çoğu sıralı dörtlüklerle ilerler. Nurlu Yol'un ilk baskısında on şiir vardı: "Kardeşim Oku", "Nurlu Yol", "Kâinatın Yapanı Var", "Türk Bayrağı", "Türk Oğluyum", "Atana Benze", "Türk Askeri", "Egemenlik Savaşımız", "Anadolu" ve "Doğrul Kardeş". 1971 baskısında "Egemenlik Savaşımız" ile "Doğrul Kardeş" çıkarılmış, "Aferin Küçük Ali'ye", "Havacılarımıza", "Ali'nin İlk Yazısı" ve "Allah Deyu" eklenmiştir. Korkmaz'ın saydığı on dört şiirden onu sekizli heceyledir; "Kardeşim Oku" 11+10'lu, Ali'yi anlatan iki şiir yedili, "Havacılarımıza" ise tek dörtlükten oluşan on dörtlü bir manzumedir.

Aydın Yol'un girişinde, ilk şiir "Kardeşim Oku"nun tekrar eden iki mısraı yer alır. Şair bu beyti kitabın başına bir düstur gibi yerleştirmiştir:

Okuyan dağları aşmış gidiyor
Cahiller düz yolda şaşmış gidiyor

Günümüz Türkçesiyle: Okuyan insan dağları aşıp ilerliyor, cahiller ise düz yolda bile yolunu şaşırıyor. İlk baskıya adını veren "Nurlu Yol", Allah'ın kuluna doğru yolu gösterdiği bir konuşma çerçevesinde kurulur; dörtlüklerin çoğu "demiş" redifiyle biter. Açılış dörtlüğü de bu redifle kurulmuştur:

Allah sana kulum demiş
Nurlu olsun yolun demiş
Doğrulukla çalışırsan
Hiç bükülmez kolun demiş

Günümüz Türkçesiyle: Allah sana "kulum" demiş, "yolun aydınlık olsun" demiş; "doğrulukla çalışırsan kolun hiç bükülmez" demiş. Şiirin ilerleyen dörtlükleri bu sade çerçeveye gündelik öğütler yerleştirir: anne babaya ve öğretmene saygı, otobüste yaşlılara yer vermek, yoksulların önünde dondurma yiyerek dolaşmamak, misvak kullanmak. Gürses "misvak" ve "gıybet" gibi kelimeleri dipnotlarla açıklar. Kitapta ayrıca "Düşünelim" başlıklı bir özdeyişler bölümü, bir "Tavsiye" yazısı ve bir sofra duası bulunur.

Korkmaz, Gürses'i şiirlerini yayımladığı yılların hâkim akımı olan Garip hareketinin dışında, 1923-1940 arasındaki Memleket Edebiyatı çizgisinde görür: hece ölçüsü, dörtlük, hitabete kayan ton, didaktik ve destansı söyleyiş bu çizgiye aittir. "Allah Deyu"yu ise Yunus Emre'nin dilini ve söyleyişini hatırlatan bir ilahi olarak okur. Korkmaz'a göre Gürses üzerine daha önce hiçbir çalışma yapılmamıştı; onun Mayıs 2024'te Abdîzâde Hüseyin Hüsameddin Yasar temalı Uluslararası Amasya Sosyal Bilimler Araştırmaları Sempozyumu'nda sunduğu bildiri, şairi edebiyat araştırmalarına ilk kez taşır.

Kronoloji

1916: Amasya'da doğar.

1944: Nurlu Yol ve Yeşil Mevlüd Türkçe Dualı ve Türkçe Kasideli İstanbul'da Ak-ün Basımevi'nde basılır.

1971: Nurlu Yol yedinci baskısında Aydın Yol adıyla, "Allah Deyu" şiiri eklenerek Tan Matbaası'nda yeniden basılır.

1974: Ölür.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Gökhan Serdar Özaktaş, "Naci Gürses", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 21.09.2019 (güncelleme 09.11.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/naci-gurses
  • Naci Gürses, Nurlu Yol, İstanbul: Ak-ün Basımevi, 1944 (Korkmaz aktarımıyla).
  • Naci Gürses, Aydın Yol, İstanbul: Tan Matbaası, 1971, s. 2-44 (Korkmaz ve Özaktaş aktarımıyla).

Çevrimiçi kaynaklar