Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün (remel)
Baña ol hûrî mahalleñ cennetü’l-me’vâ yiter
Müntehâ kaddüñ nihâl-i sidre vü Tûbâ yiter
Merve hakkiçün Safâ Ka‘be olup kûyuñ baña
Ey gözüm nûrı tavâf-ı Mescidü’l-aksâ yiter
Leblerüñ ‘aksiyle çeşmüm kâsesi ‘îş itmege
Bezm-i fürkatde baña câm-ı mey-i hamrâ yiter
Ey kemân-ebrû saña ‘âşıklaruñ öldürmege
Tîr ü müjgâna ne hâcet nâz u istignâ yiter
Gonçe gibi olmamak içün Refîkî teng-dil
Yüzine gülseñ dem-â-dem ey gül-i ra‘nâ yiter
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey huri, senin mahallen bana Cennetü’l-Me’vâ olarak yeter; boyun da Sidretü’l-Müntehâ ağacı ve Tûbâ fidanı olarak yeter.
2. Merve hakkı için, senin sokağın bana Safa ve Kâbe olmuşken, ey gözümün nuru, Mescid-i Aksâ’yı tavaf etmek de (o sokağı dolaşmak) yeter.
3. Ayrılık meclisinde zevk etmek için, dudaklarının aksiyle dolan göz kâsem bana kırmızı şarap kadehi olarak yeter.
4. Ey yay kaşlı, âşıkları öldürmek için sana okla kirpiğe ne gerek; naz ve aldırmazlık yeter.
5. Ey alımlı gül, Refîkî gonca gibi daralmış gönüllü olmasın diye arada bir yüzüne gülmen yeter.
Edebî ve Tarihî Yorum
Hac Yolunda Bir Mahalle
Gazelin ilk iki beyti cennet ve hac sözlüğüyle örülüdür. Sevgilinin mahallesi Cennetü’l-Me’vâ’dır; boyu, cennetin ve göğün sınırındaki Sidretü’l-Müntehâ ile Tûbâ ağacına bedeldir. İkinci beyitte hac ibadetinin durakları sıralanır: Safa ile Merve arasında koşulan sa‘y, Kâbe’nin tavafı ve Kudüs’teki Mescid-i Aksâ. “Safâ” kelimesi hem tepenin adı hem neşe anlamına gelir; sevgilinin sokağı bu yüzden hem bir hac durağı hem bir sevinç yeridir. “Merve hakkıçün” yemini Refîkî’nin başka bir gazelinde de geçer (Gazel 45); şairin sevdiği bir söyleyiş olduğu anlaşılır.
Ahmed Paşa’nın zemin gazeli “‘Âşıka cennet gerekmez şol ruh-ı zîbâ yiter” diye başlar ve “yiter” redifini cennete karşı sevgiliyi tercih etmek üzerine kurar. Refîkî aynı tercihi daha ileri götürür: cennet sevgilinin sokağındadır, hac da orada tamamlanır. Üçüncü beyitte ayrılık meclisi kurulur; şarap yoktur, ama sevgilinin dudaklarının aksiyle kızaran göz, yani kanlı gözyaşıyla dolu göz kâsesi kadeh yerine geçer. Dördüncü beyit savaş aletlerini gereksiz kılar: öldürmek için ok ve kirpik değil, naz ile istiğna yeter. Mahlas beytinde gonca ile gül karşılaşır; dar ağızlı gonca dertli gönlü, açılan gül ise sevgilinin gülüşünü temsil eder.
Nüsha Farkları
Gazel iki mecmuada da Ahmed Paşa zemininin nazireleri arasında ve beş beyit olarak yer alır. Pervâne nüshasında matla “Baña ey ḥūrī maḥalleñ cennet-i a‘lā yiter / Minnet-i ḳaddüñ nihāl-i sidre vü Ṭūbā yiter” biçimindedir; ikinci beyitte “ṣafā-yi cennet-i kūyuñ” okunur, dördüncü beyitte “Tīr-i müjgānı ne ḥācet” denir. Mecma‘ metnindeki “Safâ Ka‘be olup kûyuñ” hac duraklarını daha düzenli sıraladığı için bu sayfada esas alınmıştır.
Kaynakça
- Edirneli Nazmî, Mecma‘u’n-Nezâ’ir, haz. M. Fatih Köksal, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 486-487, şiir no. 1335. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195954/mecmaun-nezair-edirneli-nazmi.html
- Pervâne b. Abdullah, Pervâne Bey Mecmuası, haz. Kamil Ali Gıynaş, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 592, şiir no. 1541, vr. 122b. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194492/pervane-bey-mecmuasi.html
Çevrimiçi kaynaklar





![Gazel 19 — Letâfetde boyuñ serv [ü] sanavber](https://amasya05.com/storage/posts/pk6Q9uJa9eseW6aTb6bB0FnQ.jpg)
