
Refîkî Ali Çelebi: Yavuz Selim'in Divan Kâtibi ve Zamane Şairi
Şeyh Hamdullah'ın öğrencisi, Divan-ı Hümayun kâtibi, Kemalpaşazâde'nin dostu Amasyalı Refîkî Ali Çelebi: hayatı, kaynaklardaki çelişkiler ve dilden dile dolaşan tercî'-bendi.
Yavuz Selim'in divan kâtibi, Şeyh Hamdullah'ın öğrencisi Amasyalı Refîkî: hayatı, tercî'-bendi, berş kasidesi ve tezkirelerde kalan şiirleri.

Şeyh Hamdullah'ın öğrencisi, Divan-ı Hümayun kâtibi, Kemalpaşazâde'nin dostu Amasyalı Refîkî Ali Çelebi: hayatı, kaynaklardaki çelişkiler ve dilden dile dolaşan tercî'-bendi.

Refîkî'nin Latîfî, Kınalızâde ve Hüsameddin'de kalan matlaı: başına gül takan lale yanaklı güzel, al kelimesinin iki anlamı ve güzellik aşına katılan kokular.

Sevgili rakiple gezmeye çıkınca âşığın canı yerinde durmaz; Refîkî'nin bu matlaını Hüsameddin yanlışlıkla ünlü tercî'-bendin tekrar beyti sanmıştır.

Refîkî'nin kaşın hayaliyle incelip hilale dönen âşığı anlatan matlaı: hilal ile hayal kafiyesi, zayıflık mazmunu ve Hüsameddin'in helâk okuyuşu.

Refîkî'nin Farsça şiirinden kalan tek beyit Emîr Hüsrev-i Dihlevî'ye nazire olarak yazılmıştır ve gül seyrini bırakıp yasemin kokulu bir sokağı vatan edinen âşığı anlatır.

Refîkî'nin Edirne'nin çamurundan yakındığı hiciv beyti ve Edirneli Sâgarî'nin onu şeytana benzeten ünlü cevabı: âb u gil sözünün iki anlamı üzerine bir atışma.

Kınalızâde'nin art arda verdiği üç beyitte "benden yana" redifi her seferinde başka bir anlama döner ve âşığın kendi gönlü bile sevgiliden yana saf tutar.

Refîkî'nin Edirneli Nazmî'nin nazire mecmuasında korunan yedi beyitlik mahlaslı gazeli: haramî gözlü sevgili, gözyaşıyla silinen toz ve ah okunun fethettiği ülke.

XVI. yüzyılda herkesin ezberinde olan zamane şikâyeti tercî'-bendinden dokuz beyit kalmıştır ve Refîkî bu beyitlerde rüşvet kapısını açıkça hedef alır.

Refîkî'nin afyonlu berş macununu yerdiği, sonunda da ilk etkisini öven berş redifli kasidesinden beş beyit: meyhane tercihi, ecel cerrahı ve beden ülkesinin fermanı.

Hekimlerin çare bulamadığı aşk derdi, kadehin devri ve gonca yerine geçen kanlı temren, Refîkî'nin Ahmed Paşa'nın 'aña' redifli gazeline yazdığı nazirede buluşur.

Refîkî'nin 'saña' redifli gazeli: 'delikanlı' kelimesini 'deli ve kanlı' diye bölen matla, kıl kıl anlatan zülüf ve Pervâne Bey'in onu Yavuz Selim'in musahibi diye anan notu.

Kalbi aynaya, kaşın aksini perdah aletine benzeten bu nazire gazelde yeni aya atlas bırakılır, felek hayal fenerine döner ve bağlılık ipi kesilmez.

Refîkî'nin yurdundan ve sevgiliden ayrı düşmüş âşığı gül bahçesinden uzak bir bülbüle benzettiği gazel: aynaya bakan sevgiliye uyarı ve kahrı bile pay sayan mahlas beyti.

Sevgiliden ayrı düşeni asıl garip sayan bu ikinci Ulvî nazîresinde gülün nazı, bülbülün yalvarışı, zahidin hırkası ve âşığın haçı yan yana durur.

Refîkî'nin haraç, damga ve bac gibi vergi terimleriyle örülmüş gazeli: mum ışığını gizleyemeyen cam gönül, harap yoldan alınan haraç ve vergisiz aşk kervanı.

Mecma'u'n-Nezâ'ir'de Refîkî, Pervâne Bey Mecmuası'nda Fakîrî adıyla geçen kısa vezinli gazel: yol toprağından taç ve sürme, sırrı ele veren cam ve iki mahlaslı son beyit.

Elif ile dal harflerinden 'ad' kelimesini çıkaran beyit, zulüm harfini öğreten hoca ve hilal kaşla gelen bayram: 'feryâd feryâd' diye açılan bir Refîkî gazeli.

Refîkî'nin aynı zemine yazdığı ikinci 'dâd' kafiyeli gazel: ciğerden azık, ayrılığa alışmadan girilmeyen vuslat haremi, Hüsrev ile Ferhad ve önce söyleyen üstada saygı.

Görünmeyen beli bulan kemerin gayb ilmi, gökten inen lakap gibi yağmur adı alan gözyaşı ve servi boya söylenen doğru söz, Refîkî'nin Şeyhî zeminine yazdığı nazirede.

Refîkî'nin rindâne gazeli: şarap denizinde batan beden gemisi, gam tozunu silen bade, öpücükle çerez sunan mahmur saki ve mum gibi yanmayana edilen beddua.

Necâtî'nin bahar gazelindeki 'yağı' kelimesini kendi beytine taşıyan nazire; çimende açılmış taze dağlar, şahin sevgili ve bülbülün kırmızı otağı.

Refîkî'nin vaize ve sofuya karşı rint ağzıyla yazdığı gazel: zühd evini top güllesi gibi sarsan kadehler, nasihati bastıran naralar ve aşk destanı dışındaki masallar.

Mecma'u'n-Nezâ'ir'de 'Refîk', Pervâne'de 'Refîkî' başlıklı gazel: mum ve pervane, viranedeki hazine, kadeh olan derviş taçları ve mahmur gözlerin kırdığı tövbe kadehi.

Refîkî'nin Ahmed Paşa'nın 'yiter' redifli gazeline nazîresi: cennete bedel bir mahalle, Safa ile Merve arasında sevgilinin sokağı ve kanlı gözyaşından kadeh.

Zülfün akşamından doğan yanak güneşini kıyamet alameti sayan Nesîmî nazîresi; letafet denizinin incisi, semender gönül ve Kanber gibi kul olan ay da burada.
![Gazel 19 — Letâfetde boyuñ serv [ü] sanavber](https://amasya05.com/storage/posts/pk6Q9uJa9eseW6aTb6bB0FnQ.jpg)
Refîkî'nin Nesîmî zeminine ikinci nazîresi: boyu görüp 'Ne hoş kâmet, Allahu ekber' diyen müezzin, ay ışığında titreyen keten gibi yasemin ve mahlastan sonra gelen beyit.

Pervâne Bey'in 'Refîkî-i Amâsiyyevî' diye andığı gazel: ezel kurasında güzellere naz, âşıklara niyaz düşmesi, mektupla yazılan gönül ve servi gibi başı dik sevgili.

Refîkî'nin Hafî'nin 'rakipsiz sevgili bulunmaz' diyen gazeline cevabı: hastasız darüşşifa olmaz kanunu, gezegen gibi gözyaşları ve rakipsiz görülen sevgili olan dikensiz gül.

Sultan Bayezid'in (Adlî) 'olmaz' redifli gazeline yazılmış nazire; vuslat hazinesi, cennette azap olmaz hükmü, uykusuz göz ve dert ocağında kebap olan gönül.

Refîkî'nin on beyitlik 'olmaz' redifli gazeli: ihrama girmeden girilmeyen vuslat haremi, ney gibi dert ortağı ve boy, zülüf, ağızdan 'âdem' kelimesini kuran beyit.

'Evbâşlaruz biz' ile 'ev başlaruz biz' cinasıyla açılan rint gazeli; Cem'in kadehine değişilmeyen yudum, gam dalına aşılanan sevinç ve eşik süpüren kirpikler.

Refîkî'nin Ressam Resmî'nin zeminine nazîresi: sabah yelinden korkmayan ay mumu, âb-ı hayat sunan kılıç, gonca olan temren ve gönül aynasını parlatan yol tozu.

Hoşgörülü meyhaneciye uzun ömür dileyerek açılan gazel; kadehin eteği, sevgiliye yaltaklanan sürahi, puthanenin çanı, benine yanan pervane ve kıskanç tarak.

Refîkî'nin sarraf diliyle yazdığı gazel: tuz ekmek hakkını bilen gözbebeği, âhın dumanından değnek tutan felek, ağzın üstündeki nokta benler ve mihenk taşı olan katı gönül.

Hem felek hem çıkrık olan çarhı ayak altına alma öğüdü, gömleği kıskanıp yakasını yırtan sabah ve ruhla yoğrulmuş sevgili: Nizâmî zemininde bir Refîkî gazeli.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.