Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Şol ḫaṭṭ ki nā-müsā‘id-i ḥükm-i viṣāldür
Bir nüsḫadur ki pür-ġalaṭ u bī-me‘āldür
Ḫaṭṭ gūş-māl iderse naġam rūy-ı dil-beri
Ḥüsn-i ṣadā-yı sāza sebeb gūş-māldur
Ḫaṭṭ çıḳdı zülfden bedel āşūb u fitneye
Maḳṣūdı bī-ġalaṭ bedel-i iştimāldür
Bir dil ki ola naḳş-ı ḫaṭ-ı yārdan beri
Gūyā ki bī-şükūfa tehī bir sifāldür
Ḫaṭṭuñ dayanma devlet-i pā-der-rikābına
Ḫūrşīd-i vaḳt-ı ‘aṣr serī‘ü’z-zevāldür
Başdı rikāb-ı ḫaṭṭ-ı ḳadem şeh-süvār-ı ḥüsn
Beñzer ki ḳaṣdı mülk-i dili pāy-māldur
Ṣāḥib kitāb-ı sīne-i dil-dārı açmadan
Ḳaṣdum şifā-yı ṣadruma bir ḥasb-i ḥāldur

Günümüz Türkçesiyle

1. Vuslat hükmüne elverişli olmayan şu ayva tüyü, yanlışlarla dolu ve anlamsız bir nüshadır.

2. Ayva tüyü, nağmelerle sevgilinin yüzünün kulağını bükerse şaşılmaz; sazın sesinin güzelliğine sebep kulak (burgu) bükmektir.

3. Ayva tüyü, zülfün kargaşasına ve fitnesine bedel olarak çıktı; maksadı, yanılmadan söylersek, "bedel-i iştimâl"dir.

4. Sevgilinin ayva tüyünün resminden yoksun kalan bir gönül, sanki çiçeksiz, boş bir saksıdır.

5. Ayva tüyünün ayağı üzengide (gitmeye hazır) devletine güvenme; ikindi vaktinin güneşi çabuk batar.

6. Güzellik süvarisi şahı, ayva tüyünün üzengisine ayak bastı; anlaşılan maksadı gönül ülkesini ayaklar altına almaktır.

7. Sâhib, sevgilinin göğsünün kitabını açmadan, maksadım göğsümün şifasına dair bir hasbihâldir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bütünüyle ayva tüyüne, "ḫaṭṭ"a ayrılmış bu gazel, kelimenin "yazı" anlamını baştan sona işler. İlk beyitte yüzdeki tüyler, vuslat hükmünü bozan, yanlışlarla dolu ve anlamsız bir kitap nüshasıdır. Üçüncü beyit Arapça dil bilgisinden bir terim kullanır: "bedel-i iştimâl", bir kelimenin yerine onun kapsadığı bir şeyi koyan bedel türüdür. Tüyler zülfün çıkardığı karışıklığın yerine geçmiştir; şair bu yer değiştirmeyi bir gramer kuralıyla adlandırır. Sâhib'in tarihlerinde ve gazellerinde "mâ-yı mevsûl" ile "sıla" gibi gramer terimleriyle kurduğu oyunların bir başka örneğidir.

İkinci beyit musiki dünyasına geçer. "Gūş-māl", kulak bükmek demektir; saz çalanlar sazın burgularını, "kulaklarını", bükerek teli akort eder. Ayva tüyü de sevgilinin yüzünün kulağını büker; ama nasıl sazın güzel sesi kulak bükmekle olursa, bu da güzelliği yeniden düzene sokar. Beşinci beyit tüylerin devletinin kısa süreceğini söyler: ayağı üzengide, gitmeye hazır bir devlettir ve ikindi güneşi gibi çabuk batar. Muhammesteki "pā-be-rikāb" sözü burada yeniden karşımıza çıkar.

Mahlas beyti, divanın ikinci gazelindeki imgeyi tekrarlar: sevgilinin göğsü bir kitaptır ve âşık onda göğsünün "şifâ"sını arar. Dördüncü beyitte ise sevgilinin resmini taşımayan gönül, çiçeği olmayan boş bir saksıya benzetilir. İstanbul Üniversitesi T. 1710/6 nüshasında üçüncü beyit bulunmaz.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 110, gazel 16 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 16a; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 5a; İÜ Ktp. T. 738, vr. 10b). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar