
Sâhib (Pîrîzâde Mehmed Efendi): Şeyhülislam, Mukaddime Mütercimi ve Şair
Şeyhülislam ve Mukaddime mütercimi Pîrîzâde Mehmed Sâhib Efendi: Hüsameddin'e göre Merzifonlu kökeni, Amasya sürgünleri, minber vakfı, üç dilde şiiri ve divanı.
Şeyhülislam ve İbn Haldûn mütercimi Pîrîzâde Mehmed Sâhib Efendi: Hüsameddin'e göre Merzifonlu, Amasya'da sürgün yaşamış, üç dilde şiir yazan şair.

Şeyhülislam ve Mukaddime mütercimi Pîrîzâde Mehmed Sâhib Efendi: Hüsameddin'e göre Merzifonlu kökeni, Amasya sürgünleri, minber vakfı, üç dilde şiiri ve divanı.

Sâhib Divanı'nı açan münâcât: kâkül, kaş, ayva tüyü ve benden kurtuluş dileği, Âl-i Abâ ile kırmızı gül arasında cinas ve sorgu gününde dilsiz kalmama duası.

Sâhib'in şarap meclisiyle açılan na‘tı: zühd aklının azarı, şefaat ihtiyacı, gölgesiz beden ve sineksiz elbise rivayetleri, âyet parçalarıyla örülmüş bir övgü.

Sâhib'in dokuz beyitlik na‘tı: gölgesi olmayan Peygamber'in dünyaya Allah'ın gölgesini veren maya oluşu, levlâke hadisi, Mi‘rac gecesinin ayı ve şefaat dileği.

Sâhib'in kısa vezinli na‘tı: Mi‘rac'ın keskin okuna hedef olan "kâbe kavseyn", arşa taç olan nal, levlâk kaftanı ve muhtaçlar arasında yer isteyen şair.

Sâhib'in Bağdat valisi Hasan Paşa'nın Sencar seferine yazdığı kaside: müjdenin gönülde açtığı köşk, Rüstem ve Ferhad'la anılan sefer, Kerbelâ intikamı ve tarih beyti.

Sâhib'in Hasan Paşa'nın Sencar fethine düşürdüğü tarih: Şehnâme kahramanlarının küçültüldüğü bir övgü, "mâ-yı mevsûl" ile "sıla" oyunu ve "Gazâ-i Hasan" tarihi.

Sâhib'in Hasan Paşa'dan gelen lütuf müjdesine yazdığı "-et geldi" redifli manzume: beklemenin sonu, şeker kamışına dönen kalem ve kafiye darlığını itiraf eden şair.

Sâhib'in Maktûlzâde Ali Paşa'nın Hz. İbrahim'in doğduğu şehre gelişine düşürdüğü tarih: "berden ve selâmen" çağrışımı ve vezirin adını içinde taşıyan "Aliyy Azîm".

Sâhib'in Maktûlzâde Ali Paşa'nın Urfa'da yaptırdığı Ferahâbâd Sarayı'na yazdığı tarih: köşkler, ateş gibi hamam, halvet ile Halvetî oyunu ve iki mısralık çifte tarih.

Sâhib'in Ali Paşa'nın havuz köşkü için yazdığı tarih: İrem bağı benzetmesini yetersiz bulan övgü, yalıya benzeyen köşk ve "Zihî pâkîze-kâşâne" tarih mısraı.

Sâhib'in Urfa'da Hüseyin Ağa'nın yaptırdığı Hüseynâbâd köşküne düşürdüğü tarih: Hasan ile Hüseyin adları, Hüseyin Baykara, "kusur" tevriyesi ve nakışlı tavan.

Sâhib'in Bağdat valisi Hasan Paşa'nın kethüdası Muhammed için yazdığı kısa tarih: adın harfleriyle kurulan bilmece ve "mâ kalle ve dell" ile savunulan kısa övgü.

Sâhib'in Ruha naibi Süleyman Efendi'ye yazdığı tarih: kadının "ni‘me'l-bedel" vekili, cemaat saflarına benzeyen imzalar ve Hz. Süleyman'ın mührüne benzetilen mühür.

Sâhib'in Hattî Mustafa Çelebi'nin yüzünde beliren ayva tüylerine düşürdüğü tarih: güzellik şehrine çekilen sur, Rum'u fetheden Çin ve Kâbe örtüsüne benzeyen sakal.

Sâhib'in Bursa sularını tek tek sayan manzumesi: Pınarbaşı'ndan Fındıklı'ya on üç su, fetvalı Müftü suyu, Mûsâ'nın Asâ suyu ve fındık altını kadar faydalı su.

Sâhib'in I. Mahmud'un Gülhâne Köşkü'nde yüz elli adımdan bir kuşu vurmasını anlatan manzumesi: altın işlemeli tüfek ve Tahmasb Kulu Han'ın ölümüne yorulan isabet.

Sâhib'in I. Mahmud'un Bahâriye Köşkü'nde uçan bir kuşu vurmasını kutlayan manzumesi: "sen ne kuşsun" deyimi, Rüstem'in göz delen oku ve iki mısralık çifte tarih.

Sâhib'in Hattî için ikinci tarihi: kırk yıllık hat sanatını kısa sürede öğrenen gencin sıra yüzündeki hatta gelir; Şehbâ'dan Şam'a geçen Hasan'la kurulan bilmeceli tarih.

Sâhib'in divanındaki tek muhammes: sevgiliye güzelliğin geçiciliğini "olsa gerek" redifiyle hatırlatan, yüzü Kâbe'ye, kaşı harap mihraba çeviren bir uyarı şiiri.

Sâhib'in gazeller bölümünü açan gazeli: denize baksa serap gören, şarabı suya dönen bahtsız âşık, gülümsemenin sevabı ve gül yanaktan damlayan gülsuyu.

Her beyti "âsâ" (gibi) ile kapanan gazelde âşık değirmen gibi döner, sevgili koyunda kitap gibi taşınır, ayva tüyü seçme beyit gibi beğenilir, gözyaşı gülsuyu gibi saçılır.

Kadı ve kazasker Sâhib'in "da‘vâ" redifli gazeli: rind ile zahidin davası, vekâletle dava güden Zeyd ile Amr, hedef ile nişanlı oyunu ve ayva tüyüyle düşen dava.

Sâhib'in harf şekilleriyle kurulan gazeli: "illâ" gibi yarılan göğüs, "lâ" şeklini alan yaka, tuğraya benzeyen perçem ve rakibi koltuğuna girip musalla taşına çıkaran veba.

Fermanın başındaki tuğra, mektubu açan "izzetlü", tuzla başlanan sofra, besmele ve tespihin ilk tanesi: Sâhib "ibtidâ" redifini devrin âdetlerinden doldurur.

Sâhib'in "at dut" redifli gazeli: aynı iki kelime okçulukta, külah atma sevincinde, reml falında, satrançta ve şarap meclisinde başka başka anlamlar kazanır.

Sâhib'in "bahs" redifli münazara gazeli: değirmenle tartışan tane, tespihe karşı kadeh, sahte ve gerçek gözyaşı, zülüf ile tarağı barıştıran gönül ve fanusa çarpan pervane.

Sâhib'in "geç" redifli hikemî gazeli: vatanından ayrılıp aziz olan Yusuf, Yemen'den çıkıp ün kazanan akik, "geçenden geç" atasözü ve gönül değirmeninde un olan düşünce.

Sâhib'in gök bilimi terimleri "hazîz" ve "evc" ile kurulan redifli gazeli: musikide zîr ile bem, mühürde ve harf noktalarında, makamda ve servette hep iniş ile çıkış.

Sabah Şam ordusunu yener, beyaz gül yıldız şebbûlarını gölgede bırakır, güneş işrak namazı kılar; "subh" redifli gazelde âşığın göz aydınlığı sevgilinin yanağıdır.

Sâhib'in sabır ve zaman üzerine gazeli: küpte şaraba dönen üzüm, yıllarla gevşeyen kaş yayı, olgunlaşıp meyve veren selvi ve sevgilinin adını yazarken secdeye varan kalem.

Sâhib'in kısa gazeli: şala bürünmüş zahit değnek içine gizlenmiş bir Frenk şişidir, tuğra ferman camisinin imamıdır, okla yaralanan gönül ise kaderin hükmüne razıdır.

Vefa umdukça cefa, tüy bittikçe güzellik, yedikçe iştah, güneşten uzaklaştıkça ayın ışığı artar: Sâhib'in "artar" redifli gazeli bir orantılar dizisidir.

Sâhib'in "olmaz da n'olur" redifli gazeli: devlet dairesine ayak basmama öğüdü, med ve cezir gibi inip çıkan gam ve Nâbî'nin yolundan gittiğini söyleyen mahlas beyti.

Sâhib'in "yazar" redifli gazeli: mektup gibi sevgiliyle açılıp mahlasla kapanan beyitler, kâğıt köylerinden tımar, Kahramannâme'ye dönen göz ve aşk hamamında çıplak Mecnun.

Sâhib'in ayva tüyüne ayrılmış gazeli: yanlışlarla dolu bir nüsha, sazın kulağını büker gibi akort eden tüy, "bedel-i iştimâl" gramer oyunu ve ikindi güneşi gibi çabuk batan devlet.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.