Özgün Metin

Vezin: Mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün

Dil-i ‘āşıḳda kim her çend ümmīd-i vefā artar
Güzellerden o deñlü şīve-i cevr ü cefā artar
Cefā itdikce ol şeh baña artar sīnede şevḳüm
Ne mümkin şāh-ı ‘ādil olsa ehlinde ṣafā artar
Dü-bālā oldı ḥüsnüñ rūyuña geldikde ḫaṭṭ zīrā
Ziyād olsa fitīl-i şem‘ elbette żiyā artar
Olur şevḳüm füzūn aldıḳca şeftālū ‘iẕārından
Bu bir ḫān-ı ṣafādur kim yedikce iştihā artar
Ḫaṭuñ devrinde ger seyl-i sirişküm n’ola artarsa
Bahār irdikde ‘ādetdür ki ṣular dā’imā artar
Füzūn olduḳça ḥüsnüñ dem-be-dem artar ġam-ı ‘aşḳum
Kimüñ kim malı artar böyledür renc ü ‘anā artar
Olur ‘aşḳum füzūn ol maāhdan mehcūr olduḳca
Ki devr olduḳca mihrüñ nūrı māhuñ Ṣāḥibā artar

Günümüz Türkçesiyle

1. Âşığın gönlünde vefa umudu ne kadar artarsa, güzellerden gelen cevir ve cefa edası da o kadar artar.

2. O şah cefa ettikçe göğsümdeki coşku artar; ne mümkün, şah adil olsa halkının safası artar.

3. Yüzüne ayva tüyü gelince güzelliğin iki kat oldu; çünkü mumun fitili fazla olursa elbette ışığı artar.

4. Şeftali yanağından (öpücük) aldıkça hevesim çoğalır; bu bir safa sofrasıdır ki yedikçe iştah artar.

5. Ayva tüyünün devrinde gözyaşımın seli artarsa şaşılır mı; bahar gelince sular hep artar, âdettir.

6. Güzelliğin çoğaldıkça aşk gamım her an artar; kimin malı artarsa böyledir, sıkıntısı ve zahmeti de artar.

7. Ey Sâhib, o aydan ayrı kaldıkça aşkım çoğalır; çünkü (gök) döndükçe ayın güneşten aldığı ışık artar.

Edebî ve Tarihî Yorum

"Artar" redifli gazel, her beyitte bir artışı başka bir artışa bağlayan bir orantı dizisidir. Topal ilk iki beyti, Sâhib'in sevgilisinin en belirgin özelliğinin zalimlik olduğunu gösteren örnekler arasında anar: âşık vefa umdukça sevgili cefasını artırır, ama sevgili cefa ettikçe âşığın coşkusu da artar. İkinci beytin ikinci mısraı bu tersliği bir siyaset düşüncesiyle karşılaştırır: adil bir padişahın halkı mutlu olur, oysa aşk ülkesinde zulüm âşığı daha da bağlar.

Gazelin ortası gündelik hayattan ve tabiattan alınmış kanıtlarla ilerler. Ayva tüyü yüzü karartmaz, tersine güzelliği iki kat artırır; tıpkı fitili kalın olan mumun daha çok ışık vermesi gibi. Dördüncü beyitte "şeftālū" kelimesi hem şeftaliyi hem divan şiirinde öpücüğü anlatır; Sâhib buna "yedikçe iştah açılır" sözünü ekler. Topal beşinci beyti, deyim ve atasözlerine yaslanan beyitler arasında verir: ayva tüyü bir bahar gibi gelir, baharda sular taşar, âşığın gözyaşı da çoğalır. Altıncı beyitte malı artanın derdinin de artması, halk arasında bilinen bir gözleme dayanır.

Mahlas beyti, ayın ışığını güneşten aldığı bilgisine dayanır: ay güneşten uzaklaştıkça dolunaya yaklaşır ve ışığı artar; âşık da sevgiliden uzak kaldıkça aşkı büyür.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 107, gazel 13 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 15b; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 4b; İÜ Ktp. T. 738, vr. 7b); ayrıca s. 7 (5. beyit) ve s. 25 (1. ve 2. beyitler). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar