Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Vaṣf-ı ḫaṭṭuñ yazan ehl-i raḳam olmaz da n’olur
Naḳş iden ḥüsnüñi nāzik-ḳalem olmaz da n’olur
Būs-ı la‘l-i lebüñe ṭālib olan bī-çāre
Sālik-i rāh-ı diyār-ı ‘adem olmaz da n’olur
Başma zinhār ṣaḳın dā’ire-i devlete pā
Dā’ire-i ele-ḫūr(?) dest-i ġam olmaz da n’olur
Āmed ü reft-i merāma olanuñ şād u ḥazīn
Cezr ü medd gibi ġamı bīş ü kem olmaz da n’olur
Dāġ-ı ‘aşḳ itdi velī rāyic-i bāzār-ı kemāl
Sikke tervīc-fezā-yı derem olmaz da n’olur
Kesdi ġam bābını dilden geleli ġamze-i yār
Öyle şemşīr-i güzīn ḫoş-ḳadem olmaz da n’olur
Pey-rev-i dādī-i Nābi Raḥīmi olanuñ
Ṣāḥibā böyle sözi muntażam olmaz da n’olur
Günümüz Türkçesiyle
1. Ayva tüyünün vasfını yazan, yazı ehli olmaz da ne olur? Güzelliğini resmeden, ince kalemli olmaz da ne olur?
2. Dudağının lalini öpmeye talip olan çaresiz, yokluk diyarının yolcusu olmaz da ne olur?
3. Sakın, devlet dairesine asla ayak basma; o daire gam elinin ... olmaz da ne olur? (Mısradaki bir kelimeyi neşir soru işaretiyle okumuştur.)
4. Muradın gelip gidişiyle sevinip üzülen kişinin gamı, med ve cezir gibi artıp eksilmez de ne olur?
5. Aşk dağı, kemal pazarının geçer akçesi oldu; ama (o) sikke dirheme değer katan bir para olmaz da ne olur? (İkinci mısraın anlamı tam açık değildir.)
6. Sevgilinin gamzesi geleli beri gönülden gam kapısını kesti; öyle seçkin bir kılıç uğurlu olmaz da ne olur?
7. Ey Sâhib, Nâbî'nin ve Rahîmî'nin yolundan gidenin sözü böyle düzenli olmaz da ne olur?
Edebî ve Tarihî Yorum
"Olmaz da n'olur" (olmaz da ne olur, elbette olur) redifi, her beytin sonunu bir kesinlik vurgusuna bağlar. Gazelin en çok anılan beyti mahlas beytidir. Topal bu beyitte Sâhib'in Nâbî'nin yolundan gittiğini belirttiğini ve kendi şairliğini övdüğünü söyler; Nâbî'nin şiiri örnek almak, Sâhib'in hikemî söyleyişinin de kaynağıdır. Mısrada Nâbî ile birlikte "Rahîmî" adı da geçer; neşir bu kişi hakkında bilgi vermez.
Üçüncü beyit gazelin en ağırbaşlı öğüdünü taşır: "devlet dairesi"ne sakın ayak basma, o daire gamın elinde olmaz da ne olur. Topal bu beyti Sâhib'in devlet yönetiminde yer almanın tehlikesinden söz ettiği yer olarak gösterir. Bu öğüdün, kendisi iki kez sürgün yemiş, şeyhülislamlıktan azledilip Hicaz'a gönderilmiş bir devlet adamının kaleminden çıkması, beyte ayrı bir ağırlık katar; ancak gazelin hangi yıllarda yazıldığı bilinmediği için bu bağ bir çıkarım olarak kalır. Topal ikinci beyti de, ilahî aşka ulaşmak isteyen âşığın yokluk yolunu tutmasına örnek olarak verir.
Dördüncü beyit deniz dilinden bir benzetme yapar: muradı gelip gittikçe sevinip üzülen kişinin gamı, med ve cezir gibi yükselip alçalır. Altıncı beyitte sevgilinin gamzesi bir kılıçtır ve gönülde gam kapısını keser; "ḫoş-ḳadem", yani uğurlu gelmiş bir kılıçtır.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 108, gazel 14 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 15b; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 4b; İÜ Ktp. T. 738, vr. 11b); ayrıca s. 3 (7. beyit), s. 16 (2. beyit) ve s. 23 (3. beyit). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 229-232 (e-kitap s. 427-428), "Sâhib Mehmed Efendi-Pîrîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page427.html
Çevrimiçi kaynaklar






