Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Taḫte-pūş-ı sinemüñ müjgānuñ ey meh mīhidür
Ya kebāb-ı nār-ı ġamdur dil anuñ ol sīhidür
İtmege tekmīl-i naḳż-ı kīmyā-yı ‘aşḳ-ı yār
Rūḥ-ı zībāḳ pūte-i dil ḫāk-i cesed-i zırnıhīdür
Ser-be-gerdūn bī-ḫazān bir servdür kim naḫl-i āh
Dil zemīni eşk cūyı şerḫalarsa bīhidür
Tīġ-i ebrūsın gören itmez mi mehden ḳaṭ‘-ı mihr
Çeşmi zīra āsumān-ı ṭal‘atüñ Mirrihidür
Ṣāḥibā ol şūḫuñ itmām-ı kitāb-ı ḥaseniñ
Ḫaṭṭ-ı püşt-i la‘li gūyā mıṣra‘-ı tārīḫidür
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey ay (yüzlü), kirpiklerin göğsümün tahta örtüsünün çivileridir; ya da gönül gam ateşinin kebabıdır, (kirpiklerin) onun şişidir.
2. Sevgilinin aşkının kimyasının dönüşümünü tamamlamak için, ruh cıva, gönül pota, beden toprağı da zırnıktır.
3. Âh fidanı, başı göğe değen, güz görmez bir selvidir; gönül onun toprağı, gözyaşı ırmakları da, açıklarsak, köküdür.
4. Onun kaş kılıcını gören aydan sevgiyi kesmez mi? Çünkü onun gözü, yüzünün göğünün Merih'idir.
5. Ey Sâhib, o nazlı güzelin güzellik kitabının tamamlanışında, dudağının üstündeki ayva tüyü sanki tarih mısraıdır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Gazelin ikinci beyti, aşkı simya dilinde anlatır. Kimyacıların bir maddeyi başka bir maddeye dönüştürme çabasında ruh cıvadır (zībaḳ), gönül eritme potasıdır (pūte), beden toprağı da zırnıktır. Cıva, pota ve zırnık eski simya işlemlerinin bilinen unsurlarıdır; Sâhib aşkın âşığı dönüştürmesini bu laboratuvar sahnesiyle anlatır. İlk beyit de benzer biçimde iki ayrı zanaat görüntüsü önerir: kirpikler ya göğsün tahta örtüsüne çakılmış çiviler ya da gam ateşinde kızaran gönül kebabının şişleridir.
Dördüncü beyit gök cisimleriyle kurulur. Topal bu beytin ikinci mısraını, sevgilinin gözleri ile Merih (Mirrîh) yıldızı arasında ilgi kurulan, ay olarak hayal edilen sevgilinin öteki gök unsurlarıyla tenasüp içinde anıldığı yer olarak gösterir. Merih eski gök anlayışında savaşın ve kanın gezegenidir; yüz bir gökyüzü, göz de o göğün kanlı gezegeni olunca, kaşın kılıç olması da yerini bulur.
Mahlas beyti, Sâhib'in tarihlerle dolu divanına yakışan bir benzetme yapar. Güzellik bir kitaptır ve kitap tamamlandığında, eski yazmalarda olduğu gibi sona bir tarih mısraı düşülür; dudağın üstünde beliren ayva tüyü, o güzellik kitabının bittiğini haber veren tarih mısraıdır. Gazel, İstanbul Üniversitesi T. 1710/6 nüshasına alınmamıştır.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 116, gazel 20 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 17b; İÜ Ktp. T. 738, vr. 8b); ayrıca s. 26 (4. beyit). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






