Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Sāḳī yürüt ayaġ-ı meyi ḫoş-reviş budur
Dut destimüz ki himmet-i ḫātem-meniş budur
Āyīneveş bu ṣūret ile ey perī saña
‘Aksüñde görse ‘āşıḳ olur gösteriş budur
Döndermedüm yoluñda seri seng-i ṭa‘neden
Ḫalḳuñ baña hep eyledigi serzeniş budur
Pīr-i muġān ki meykedeye ḫalḳı cezb ider
Seyr eyle zāhid işte riyāsız güşiş budur
Düşdi ḫumār-ı ye’s ile dut dest-i Ṣāḥibi
Ey pīr-i meykedeye dem-i himmet yetiş budur

Günümüz Türkçesiyle

1. Saki, şarap kadehini dolaştır, güzel gidiş budur; elimizi tut, Hâtem yaratılışlı cömertlik budur.

2. Ey peri, ayna gibi, bu suretle kendi yansımanı görsen sana âşık olursun; gösteriş budur.

3. Senin yolunda başımı kınama taşından döndürmedim; halkın bana hep yaptığı sitem budur.

4. Halkı meyhaneye çeken pîr-i muğanı seyret, ey zahit; işte riyasız çaba budur.

5. Sâhib ümitsizliğin mahmurluğuyla düştü, elinden tut; ey meyhanenin pîri, himmet vakti budur, yetiş.

Edebî ve Tarihî Yorum

İlk mısraın nüktesi "ayaḳ" kelimesindedir. Eski Türkçede "ayak" kadeh demektir; saki "ayaḳ"ı, yani kadehi "yürütür", meclisin etrafında dolaştırır. Böylece yürümek ile ayak arasındaki doğal bağ, kadehin elden ele gezmesini anlatan bir oyuna dönüşür ve "ḫoş-reviş" (güzel gidiş, hoş yürüyüş) sözü hem sakinin hem kadehin hareketine uyar. İkinci mısrada istenen, cömertliğiyle bilinen Hâtem gibi bir himmettir: saki, elimizden tutmalıdır.

Gazelin öteki beyitleri rind ile zahit arasındaki tartışmayı sürdürür. Dördüncü beyitte şair zahide meyhanenin pîrini, pîr-i muğanı gösterir: halkı meyhaneye çeken bu ihtiyar, zahidin gösterişli ibadetine karşı "riyāsız güşiş", yani gösterişsiz bir çabanın örneğidir. Topal, Sâhib'de pîr-i muğanın âşığın kendini adadığı mürşidin karşılığı olduğunu belirtir. Mahlas beytinde aynı mürşide yakarılır: ümitsizliğin mahmurluğuyla yere düşen Sâhib'in elinden tutulmalı, "dem-i himmet", yani yardım vakti gelmiştir. "Yetiş" kelimesi dervişlerin pîrlerinden yardım dilerken söyledikleri "yetiş" seslenişini hatırlatır.

İkinci beyit sevgilinin kendi güzelliğine düşkünlüğünü ince bir alayla anlatır: sevgili aynada kendi yansımasını görse kendine âşık olur, onun gösterişi budur. İstanbul Üniversitesi T. 738 nüshasında bu beytin mısraları yer değiştirmiştir.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 126, gazel 29 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 19a; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 6b; İÜ Ktp. T. 738, vr. 7a); ayrıca s. 17 (pîr-i muğan). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar