Özgün Metin
Vezin: Mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün
Ne ḫoş birbirine şem‘ ile pervāne yaḳışmışlar
Çerāġ-ı ‘aşḳı gūyā kim bir āteşden yaḳışmışlar
Cemālüñ ‘aksüñe ‘aksüñ cemāl-i ‘ālem-ārā ki
Olup ebniyede ṣad-şevḳle ḥayrān yaḳışmışlar
Olup her ḥalḳa-i zencīr derd-i envāz-ı yek-dīger
Cünūn engüşterin hep biri birinden ṭaḳışmışlar
Göñül gülzāra seyl-i ġam dile cūlar çemenzāra
Bahāruñ neşesiyle cūşa gelmişler aḳışmışlar
Ḫumuñ rindān u rindün ḫum atup ser-pūşını Ṣāḥib
Külāhuñ bāde-nūşān biri birinüñ ḳaḳışmışlar
Günümüz Türkçesiyle
1. Mum ile pervane birbirine ne güzel yakışmışlar; sanki aşk kandilini bir ateşten birlikte yakmışlar.
2. Senin güzelliğin aksine, aksin de dünyayı süsleyen güzelliğine, binalarda yüz şevkle hayran olarak yakışmışlar. (Beytin anlamı tam açık değildir.)
3. Zincirin her halkası birbirinin derdi olup delilik parmaklarını hep birbirine takmışlar. (İlk mısraın anlamı kesin değildir.)
4. Gönle gam seli, gül bahçesine dereler, çimenliğe (sular), baharın neşesiyle coşup birlikte akmışlar.
5. Sâhib, küp rintlerin, rintler de küpün başlığını atıp şarap içenler birbirinin külahını vurup düşürmüşler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Yakışmak, takışmak, akışmak, kakışmak: kafiyelerin hepsi karşılıklılık bildiren "-ış-" ekini taşır. Şiirin konusu da bu ekin anlamıdır; her beyit, birbirini tamamlayan ya da birbirine karşılık veren bir çifti gösterir: mum ile pervane, güzellik ile aksi, zincirin halkaları, gönül ile gam seli, küp ile rint. Matla beytinde aynı kelime iki anlamla tekrarlanır: ilk mısrada "yakışmışlar" birbirine uymayı, ikincisinde ise birlikte ateş yakmayı anlatır. Mum ile pervane, aşk kandilini aynı ateşten yakmış iki ortak olur.
Üçüncü beyit delilik zincirini işler. Mecnun'un ayağındaki zincirin halkaları birbirine geçmiş parmaklara benzetilir; halkalar, delilik parmaklarını birbirine takarak bir el ele tutuşma görüntüsü verir. Mısradaki "derd-i envāz" ifadesinin anlamı neşrin okunuşuyla tam açılmamaktadır. Dördüncü beyitte bahar coşkusu ile gam seli aynı hareketle akar; gülbahçesine giden dereler ile gönle gelen gam seli, aynı mevsimin iki yüzüdür.
Mahlas beyti bir meyhane sahnesidir. Şarap küpü ile rintler birbirinin başlığını atar: küpün ağzındaki örtü kaldırılır, rintlerin de başları açılır; şarap içenler sarhoşlukla birbirinin külahını vurup düşürür. "Ser-pûş", hem başlık hem de kap örtüsü anlamına geldiği için küp ile insan arasındaki benzetmeyi tek kelimede taşır.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 136, gazel 38 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 20b; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 8a; İÜ Ktp. T. 738, vr. 11a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






