Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Baḫt-ı yār olur ise bezmine yārüñ varılur
Ruḫṣat olursa niyāza o şehe yalvarılur
Ḳoma ruḫsārda mūy-ı ḫaṭṭ-ı nā-ber-cāyı
Gülşenüñ sebze-i bī-gāneleri ḳoparılur
Duḫān-ı sūzuñ imāme-dehenüñ öpdükce
İdemez hażm çubuḳ derd-i ḥasedle yarılur
Bend olup kākül-i üftādesine ḫaste-göñül
O bahāneyle gehī gerden-i yāre ṣarılur
Pāy-ı yāre düşüp itsem n'ola Ṣāḥib girye
Resmdür tāze nihālān-ı çemen ṣuvarılur
Günümüz Türkçesiyle
1. Baht yardım ederse sevgilinin meclisine varılır; izin olursa o padişaha niyaz edilip yalvarılır.
2. Yanakta yersiz ayva tüyünün kılını bırakma; gül bahçesinin yabancı otları koparılır.
3. Ağızlığa benzeyen ağzını tütünün dumanı öptükçe çubuk bunu hazmedemez, kıskançlık derdiyle yarılır.
4. Hasta gönül, (kendisini) düşüren kâküle bağlanıp o bahaneyle bazen sevgilinin boynuna sarılır.
5. Sâhib, sevgilinin ayağına düşüp ağlasam ne olur? Çimenin taze fidanlarının sulanması âdettir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Üçüncü beyit, tütün içme âdetini aşk şiirine taşır. "İmâme", tütün çubuğunun dudağa alınan ağızlık kısmıdır ve çoğu zaman kehribar ya da kemikten yapılırdı; "çubuk" ise tütünün içildiği uzun borudur. Sevgilinin ağzı bir imâmeye benzetilir; tütün dumanı bu ağzı öptükçe çubuk kıskançlıktan yarılır. Çubuğun zamanla çatlaması gibi gündelik bir olay, âşığın kıskançlığına dönüşür. XVII. yüzyılda yasaklarla karşılaşan tütünün XVIII. yüzyılın başında şiirde böyle rahatça yer alması, devrin değişen gündelik hayatından bir iz taşır.
İkinci ve beşinci beyitler bahçıvanlık diliyle kurulmuştur. Yanaktaki ayva tüyü gül bahçesinde yetişen yabancı ota benzetilir ve koparılması istenir; bu istek, divan şiirinde sevgilinin yüzünde tüy bitmesinin güzelliğin sonu sayılmasıyla ilgilidir. Mahlas beytinde ise âşık, sevgilinin ayağına düşüp ağlamasını taze fidanların sulanmasına benzetir: servi boylu sevgili bir fidandır, âşığın gözyaşı onun suyudur.
Dördüncü beyit bir bahane üzerine kurulmuştur. Kâkül, sevgilinin boynuna doğru dökülen saçtır; gönül bu saça bağlandığı için, saçla birlikte o da sevgilinin boynuna sarılmış olur.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 138, gazel 40 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 9b). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






