Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Feyż-i nesīm-i luṭf-ı Ḫudā āşikār olur
Her dāġ-ı sīne bir gül-i āl-ı bahār olur
Ḳalmaz zemīn-i dilde ġubār-ı keder gider
Bir gün seḥāb-ı feyż-i Ḫudā reşḥa-dār olur
Künc-i belāda ser-be-girībān-ı ṣabr olan
Gerden-firāz-ı ‘āṭıfet-i girdgār olur
Baḫtuñ ne deñlü olsa siyāh olma muẓṭarib
Āḫir sevād-ı bāṣıra-i ‘itibār olur
Ṣāḥib ‘adūlaruñ daḫı bu rüzgārdan
Evrāḳ-ı ‘ayneti bir gün olur tārmār olur

Günümüz Türkçesiyle

1. Allah'ın lütuf meltemi feyzini gösterir; göğüsteki her yara izi bir kırmızı bahar gülü olur.

2. Gönül toprağında keder tozu kalmaz, gider; bir gün Allah'ın feyiz bulutu damla damla yağar.

3. Bela köşesinde başını sabır yakasına eğip düşünceye dalan, Yaradan'ın şefkatiyle başı dik olur.

4. Bahtın ne kadar kara olsa da telaşa düşme; sonunda (o karalık) itibar gözünün bebeği olur.

5. Sâhib, düşmanlarının da (devletinin) yaprakları bir gün bu rüzgârdan darmadağın olur. (İkinci mısradaki "‘aynet" kelimesinin okunuşu kesin değildir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Yalnız Ali Emîrî nüshasında bulunan bu gazel, divanın teselli ve sabır şiirlerindendir. Her beyit bir sıkıntının sonunda gelecek ferahlığı haber verir: göğüsteki yara izi bahar gülüne döner, gönüldeki keder tozu yağmurla yatışır, bela köşesinde sabreden başını dik tutar. Matla beytinde lütuf bir meltem gibi esince yaraların kızıllığı gül rengine çevrilir; acının izi, güzelliğin işareti olur.

Topal, dördüncü beyti Sâhib'in Nâbî tarzındaki hikemî söyleyişine örnek olarak anar. Beyit, siyah renkten bir teselli çıkarır: talih ne kadar kara olsa da siyahlık sonunda gözbebeği olur ve gözbebeği, insanın bütün görüşünü taşıyan, en değerli yerdir. "Sevâd" hem siyahlık hem de gözün karası anlamına geldiği için kara baht ile görme gücü aynı kelimede buluşur. Üçüncü beyitte de benzer bir dönüşüm vardır: "ser-be-girîbân", başını önüne eğip yakasına gömen, düşünceli ve mahzun kişidir; sabrın sonunda bu eğik baş "gerden-firâz", yani başı yukarıda bir kişiye dönüşür.

Mahlas beyti tesellinin öbür yüzünü söyler: düşmanların da günü gelecektir. "Rüzgâr" hem esen yel hem de zaman, devir anlamındadır; zamanın yeli, düşmanın yapraklarını bir gün darmadağın edecektir.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 4, 15 (4. beyit), s. 137, gazel 39 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 21a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar