Özgün Metin
Vezin: Mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
Dünya heves-i devlet ü cāh itmege degmez
Ḫūbān-ı zamān nāle vü āh itmege degmez
Ḫaṭṭ olmaz ise ‘āşıḳa dībāce-i vuṣlat
Ser-nāme-i ruḫsārı siyāh itmege degmez
Ol şeh kerem itmezse eger naḳd-i viṣālin
Ümmīdi gedā-yı ser-i rāh itmege degmez
İtmezse o şehnāza es̱er nāle-i ‘uşşāḳ
Āmed şüd-i enfāsı dügāh itmege degmez
Bir serde ki sevdā-yı muḥabbetden es̱er yoḳ
Ṣāḥib ṭaleb-i tāc u külāh itmege degmez
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünya, devlet ve makam hevesine değmez; zamanın güzelleri de inlemeye ve ah etmeye değmez.
2. Ayva tüyü âşık için vuslatın önsözü olmayacaksa, yanağın başlık sayfasını karartmaya değmez.
3. O padişah vuslatının nakdini lütfedip vermezse, yol başındaki dilencinin umudunu beslemeye değmez.
4. Âşıkların (uşşakın) iniltisi o şehnaza bir etki etmezse, nefeslerin gelip gidişini dügâha çevirmeye değmez. (Beytin anlamı tam açık değildir.)
5. Sâhib, sevgi sevdasından eser olmayan bir başta taç ve külah istemeye değmez.
Edebî ve Tarihî Yorum
Dördüncü beyit, Türk musikisinin üç makam adını bir aşk sahnesine yerleştirir: Uşşak, Şehnaz ve Dügâh. "Nâle-i uşşâk" hem âşıkların iniltisi hem de Uşşak makamında bir nağmedir; "şehnâz" hem nazın padişahı olan sevgili hem de Şehnaz makamıdır; "dügâh" ise hem bir makam adı hem de kelime anlamıyla "iki yer, iki perde" demektir. "Âmed şüd" (gelip gitme) nefesin alınıp verilmesini anlatır ve ney gibi nefesli sazları hatırlatır. Beytin anlamı makam adlarının iki yönlü kullanımı yüzünden tam çözülmez; ama şairin, âşığın iniltisini bir musiki faslına çevirdiği açıktır.
İkinci beyit kitap yapımının terimlerini kullanır. "Dîbâce", bir eserin başındaki süslü önsözdür; "ser-nâme" ise mektubun ya da kitabın başlığı, ilk sayfasıdır. Ayva tüyü yanağı karartan bir yazıdır; eğer bu yazı vuslata giden kitabın önsözü olmayacaksa, yanağın başlığını karartmaya değmez. Divan şiirinde ayva tüyünü yazıya benzetmek bilinen bir yoldur; Sâhib bu yazıya bir kitabın bölüm düzenini ekler.
Matla ve mahlas beyitleri gazeli dünya malından ve makamdan el çekme düşüncesiyle çevreler. Dünya devlet ve makam hevesine değmez; sevgi sevdası olmayan bir başa da taç ya da külah giydirmenin anlamı yoktur. Taç hükümdarın, külah dervişin başlığıdır; şair ikisini de gönlü boş bir baş için yersiz bulur.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 149, gazel 51 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 22a; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 9a; İÜ Ktp. T. 738, vr. 13b). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






