Özgün Metin
Vezin: Mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün
‘Azīz olmaḳ dilerseñ dehre Yūsufveş vaṭandan geç
Nigīnveş ister iseñ nām-dār olmaḳ Yemenden geç
Teşekkī itme ey cān nāvek-i dil-dūz-ı çeşminden
Getürme mā-meżāyı yāduña hergiz geçenden geç
N’ola serden geçerse pīrehen ser de geçer andan
Geçenden geç dimişler sen de serden pīrehenden geç
Yine hem çend nedür āteşüñ mānend-i ‘ūd ey cān
Seni oldur yaḳan hep micmer-i bī-cirm-i tenden geç
Ḳomaz ger pāse gerçi intiḳām-ı rişteyi sūzen
Sen olma intiḳām üzre bu da‘vā-yı kühenden geç
Yaḳar bir gün seni bu cism-i külḫan tāb-ı sūzānum
Saḳın ey tīr-i ġam çoḳ da ṭoḳunma baña benden geç
Gülū-yı āsiyā-yı dilde ey endīşe-i Ṣāḥib
Daḳīḳ ol soñra gel pervīzen-i teng-i dehenden geç
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünyada aziz olmak istersen Yusuf gibi vatanından geç; yüzük taşı gibi ün kazanmak istersen Yemen'den geç.
2. Ey can, onun gözünün gönül delen okundan şikâyet etme; geçmişi asla hatırına getirme, geçenden geç.
3. Gömlek baştan geçerse şaşılır mı, baş da ondan geçer; "geçenden geç" demişler, sen de baştan da gömlekten de geç.
4. Ey can, yine öd ağacı gibi ateşin ne zamana kadar? Seni yakan hep o suçsuz buhurdan, bedendir; bedenden geç. (İlk mısraın okunuşu kesin değildir.)
5. Gerçi iğne ipliğin intikamını bırakmaz; sen intikam peşinde olma, bu eski davadan geç. (İlk mısraın bir kelimesinin anlamı çözülemedi.)
6. Ey gam oku, bu yanıp tutuşan külhan bedenimin ateşi bir gün seni yakar; sakın bana çok dokunma, benden geç.
7. Ey Sâhib'in düşüncesi, gönül değirmeninin boğazında un gibi ince ol, sonra gel, dar ağzın eleğinden geç.
Edebî ve Tarihî Yorum
Gazelin ilk beyti, Topal'ın Sâhib'in hikemî söyleyişine örnek olarak iki kez andığı beyittir. Yusuf peygamber vatanından ayrılıp Mısır'a götürülmüş ve orada aziz, yani vezir olmuştur; değerli akik taşı da yerinden, Yemen'den çıkıp bir yüzüğe kakıldığında ün kazanır. Topal bu beyitte ayrılığın başarıya götüren bir sebep olarak gösterildiğini belirtir. "Aziz" kelimesinin hem değerli hem Mısır azizi anlamına gelmesi, beytin tevriyesini kurar.
Redif "geç", gazel boyunca "terk et, vazgeç" anlamında kullanılır ve üçüncü beyitte bir atasözüne bağlanır. Topal "Geçenden geç dimişler" mısraını Sâhib'in deyimlere ve halk söyleyişlerine yer verdiği yerler arasında sayar. Beyit, gömlek ile baş arasında bir oyun kurar: giyilen gömlek baştan geçer, ama aşk yolunda baş da gömlekten geçer, yani âşık canını ve bedenini feda eder; "geçmişe takılma" sözü burada "her şeyden vazgeç" anlamına genişler.
Dördüncü beyitte beden, içinde öd ağacı yakılan bir buhurdandır; yakan ateş değil, onu taşıyan bedendir ve bu yüzden bedenden geçmek gerekir. Mahlas beyti un yapımının bütün aşamalarını bir araya getirir: düşünce, gönül değirmeninin boğazından geçip "daḳīḳ", yani hem un hem ince olmalı, sonra sevgilinin dar ağzının eleğinden süzülmelidir. "Daḳīḳ" kelimesinin iki anlamı, şiir sözünün inceliğini ve sevgilinin küçük ağzını aynı benzetmede buluşturur.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 101, gazel 8 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 14b; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 3b; İÜ Ktp. T. 738, vr. 6b); ayrıca s. 6-7 ve 21 (1. ve 3. beyitler). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






