Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Eyleme ḫaṭṭuñı ey müdde‘ī-i nāz-tirāş
Ḥüccet-i ḥüsnüñe tā kim dimesünler maḥkūk
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey naz tıraşlayan davacı, ayva tüyünü (yazını) kazıma; güzelliğinin hüccetine "kazınmış, silinmiş" demesinler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Tek beyitlik bu matla, kadı mahkemelerinin belge dilinden kurulmuş bir şakadır. "Hüccet", kadının bir davanın sonunda verdiği resmî belgedir; "mahkûk" ise üzerindeki yazının kazınarak silindiği belge için kullanılır. Kazınmış bir belge sahtecilik şüphesi doğurduğu için geçersiz sayılabilirdi. Şair sevgilinin güzelliğini bir hüccete, yüzündeki ayva tüyünü de bu belgenin yazısına (hat) benzetir. Güzel tüyünü tıraş ederse, yani yazıyı kazırsa, güzelliğinin belgesi "mahkûk" sayılacak, değerini yitirecektir.
"Müddeî" de mahkeme dilinden gelir ve davacı demektir; burada güzelliğini iddia eden, kendine naz yakıştıran sevgiliye seslenir. Kadılık ve kazaskerlik yapmış, sonunda şeyhülislam olmuş bir şairin kaleminde bu terimlerin bir araya gelmesi kendiliğinden anlaşılır. Matla, ayva tüyünü güzelliğin sonu sayan alışılmış yargıyı da tersine çevirir: tüy burada güzelliğin belgesi, onu silmek ise bir sahtekârlıktır. Ali Emîrî ve T. 1710/6 nüshaları bu beyti içermez; sahte belge şakası yalnız T. 738'de okunur.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 223, matla‘ 1 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 3a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






