Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün

Şimdi bir yeñiçeri ḫūbına meftūn olalı
Pīrimüz oldı Cenāb-ı Ḥacı Bektāş-ı Velī

Günümüz Türkçesiyle

1. Şimdi bir yeniçeri güzeline gönül vereli, pirimiz Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî oldu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Osmanlı askerî teşkilatı ile tarikat hayatı arasındaki bilinen bir bağ, bu beyitte bir şakaya döner. Yeniçeri Ocağı Bektaşî tarikatına bağlı sayılır, Hacı Bektaş-ı Velî de ocağın piri, manevi büyüğü olarak anılırdı. Âşık bir yeniçeri güzeline gönül verince, sevgilisinin ocağına bağlanmış gibi olur ve o ocağın piri onun da piri olur. Aşk, âşığı sevgilinin dünyasına, onun mesleğine ve tarikatına kadar taşır.

Sâhib'in divanında yeniçeri güzeli yalnız bu beyitte görünmez: 82. gazelde "kul oğlu" bir sevgili gönül tandırında aşk ateşi yakar ve "ocağı eksik olmasın" duasıyla anılır. Bu matla aynı çevreyi daha açık adlarla anar. XVIII. yüzyıl İstanbul'unda yeniçerilerin şehir hayatındaki yeri düşünüldüğünde, şairin gözlemi gündelik bir manzaraya dayanır. "Cenâb-ı" saygı sözüyle Hacı Bektaş'ın adının şaka içinde ağırbaşlı tutulması da dikkati çeker. Yeniçeri beyti matlaların öteki iki nüshasında bulunmaz, yalnız T. 738'de vardır.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 227, matla‘ 15 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 4a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar