Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Sen māha ḳarşu mihrüñ çoḳ itmesün felek ‘arż
Farḳı senüñle anuñ "beyne’s-semāi ve’l-‘arż"

Günümüz Türkçesiyle

1. Felek, ey ay yüzlü, sana karşı güneşini pek göstermesin (arz etmesin); seninle onun arasındaki fark "gök ile yer arasındaki" kadardır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Arapça bir deyim, hiç değiştirilmeden Türkçe mısraın içine yerleşir. "Beyne's-semâi ve'l-arz" (gök ile yer arasında) sözü iki şey arasındaki büyük farkı anlatmak için kullanılır; Türkçedeki "yerle gök arası" deyiminin karşılığıdır. Şair, sevgili ile güneş arasındaki farkın bu kadar büyük olduğunu söyler ve feleğe, güneşini sevgilinin karşısına pek çıkarmamasını öğütler; çünkü karşılaştırma güneşin aleyhine olacaktır.

Kafiyede bir cinas saklıdır. İlk mısranın sonundaki "‘arz" sunmak, göstermek demektir; ikinci mısranın sonundaki "arz" ise Arapça "yer, toprak" kelimesidir. Aynı sesle biten iki mısra, biri gösterişi, öteki yeri anlatarak birbirine bağlanır. Bir nüsha deyimi "ve's-semek" (ve balık) diye okur; bu okuma, eski kozmolojide yeryüzünü taşıdığına inanılan balığı hatırlatan ve "Süreyya'dan balığa kadar" türünden, en yüksekten en alçağa uzanan bir mesafeyi anlatan söyleyişlere yaklaşır. Beyit üç nüshada bulunur.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 228, matla‘ 17 (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 37b; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 18b; İÜ Ktp. T. 738, vr. 4a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar