Özgün Metin

Vezin: Mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilātün

Görince zīr-i külehde o ḫūb ḫūb-ḥabābı
İrişdi gūşuma kim evliyā "fī-taḥti ḳıbābī"

Günümüz Türkçesiyle

1. O güzelin külahının altındaki güzel kabarcığı (?) görünce kulağıma şu söz erişti: "Velilerim kubbelerimin altındadır." İlk mısraın "habâb" kelimesiyle neyin kastedildiği kesin değildir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Tasavvuf kitaplarında sık anılan bir kudsî hadis, beytin ikinci mısraına girmiştir: "Evliyâî tahte kıbâbî, lâ ya‘rifuhum gayrî" (Velilerim kubbelerimin altındadır; onları benden başkası bilmez). Söz, Tanrı'nın dostlarının halkın gözünden saklı olduğunu, dış görünüşlerinden tanınamayacaklarını anlatır. Şair bu sözün ilk parçasını mısraa yerleştirir ve "kubbe" ile sevgilinin başındaki külahı karşılaştırır: kubbe biçimli külahın altında da gizli bir güzellik saklıdır.

İlk mısradaki "habâb" kelimesi su kabarcığı demektir ve külahın altından taşan kıvrımlı bir saçı ya da kubbe biçimli bir süsü anlatıyor olabilir; Arapçada aynı köke yakın kelimeler sevgili anlamına da gelir. Hangi anlamın kastedildiği, yalnız T. 738'de bulunan metinden kesinleşmiyor. Açık olan, şairin bir hadis sözünü sevgilinin kılığına uygulayarak hem bir övgü hem de hafif bir şaka yapmasıdır.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 228, matla‘ 18 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 4a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar