Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün

Her ne endīşe göñülden giçirirse ol ḥūr
Görinür sīne-i ṣāfında miṡāl-i billūr

Günümüz Türkçesiyle

1. O huri gönlünden hangi düşünceyi geçirse, berrak göğsünde billur içindeymiş gibi görünür.

Edebî ve Tarihî Yorum

Sevgilinin göğsü bu beyitte saydam bir billurdur. Divan şiirinde güzelin teni çoğu zaman gümüşe, yasemine, billura benzetilir; billur benzetmesi tenin hem beyazlığını hem de pürüzsüzlüğünü anlatır. Sâhib bu benzetmeyi bir adım ileri götürür: göğüs öyle berraktır ki içinden geçen düşünceler bile görünür. Sevgilinin gönlünden geçen her şey, bir billur kabın içindeki nesne gibi dışarıdan seçilir.

Beyit bir övgü olduğu kadar bir sırrın açığa çıkması hakkında da konuşur. Sevgilinin düşünceleri gizli kalamaz; âşık onun ne düşündüğünü göğsüne bakarak okuyabilir. Bu da sevgiliyi naz ve sır perdesinin ardına saklayan divan geleneğinde alışılmamış bir saydamlık yaratır. "Hûr", cennet kızlarına verilen addır ve sevgilinin tenini de bu cennet güzelliğine bağlar. Billur göğüs beyti T. 738 dışındaki nüshalarda görülmez.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 228, matla‘ 16 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 4a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar