Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Biz o naḫl-i ‘işveden şeftālū eylerdük ümīd
Bāġbān-ı baḫtı gör ṣavdı bizi eyvā ile
Günümüz Türkçesiyle
1. Biz o cilve fidanından bir şeftali (öpücük) umardık; talihin bahçıvanına bak, bizi bir ayva (eyvah) ile savdı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şeftali ile ayva, Sâhib'in sevdiği meyve oyunu, burada tek bir beyte sığar. Şeftali, Osmanlı şiirinde ve gündelik dilde öpücüğün de adıdır; "eyvâ" ise hem ayva meyvesini hem de "eyvah" ünlemini çağrıştırır. Âşık cilve fidanından, yani sevgiliden bir şeftali, bir öpücük ummuştur; ama bahçenin sahibi olan talih onu bir ayvayla, yani bir "eyvah"la başından savmıştır. Umulan tatlı meyvenin yerine ekşi bir meyve ve bir hayıflanma gelmiştir.
Aynı oyun Sâhib'in 77. gazelinin ikinci beytinde daha geniş biçimde işlenir: orada âşıklar çene elmasından şeftali umarak günlerini "eyvâ" ile geçirir. Bu matla, o beytin kısa ve keskin bir eşi gibidir; bahçıvan olarak talihin araya girmesi ise yeni bir ayrıntıdır. Kısa eşin tek kaynağı ise T. 738'dir.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 229, matla‘ 19 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 4a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






