Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
O sehī-ḳadd gibi ‘ālemde güzel az bulunur
Ḳad bu taḳrīb ile taḳlīl içün ẕikr olunur
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünyada o servi boylu gibi güzel az bulunur; "kad" (boy) bu vesileyle azlık (taklîl) bildirmek için anılır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Arapça dilbilgisinin bir kuralı, ikinci mısrada sevgilinin boyuna bağlanır. Arapçada "kad" edatı, geniş ya da şimdiki zamandaki bir fiilin önüne geldiğinde "taklîl", yani azlık, seyreklik anlamı katar: bir işin ara sıra, nadiren olduğunu bildirir. Türkçede "kad" aynı zamanda boy, endam demektir. Şair bu iki kelimeyi birleştirir: dünyada o servi boylu gibi güzel az bulunur; bu yüzden "kad" (boy) anıldığında, tıpkı dilbilgisindeki "kad" gibi, azlığı haber verir.
"Takrîb" kelimesi de dilbilgisi terimlerinin yanında yer alır; aynı edat geçmiş zamanla kullanıldığında bir işin yakınlığını bildirir ve buna da takrîb denir. Şair kelimeyi burada "bu vesileyle, bu yolla" anlamında kullanır, ama terimin dilbilgisindeki çağrışımı da beyitte hissedilir. Medresede Arapça nahiv okutmuş bir âlimin, bir güzellik övgüsünü edatların kuralıyla kurması Sâhib'in başka beyitlerinde de görülür; 112. gazeldeki idgâm benzetmesi bunun bir örneğidir. Ali Emîrî ile T. 1710/6'da karşılığı bulunmayan bu nahiv şakasının metni yalnız T. 738'e dayanır.
Kaynakça
- Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 229, matla‘ 20 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 4a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014
Çevrimiçi kaynaklar






