Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ser-nigūn u sīne-çāk-ı girye-rīz-i tīre-ḥāl
Yaraşur anun ki başa çün ḳalem Ṣāḥib-maḳāl

Günümüz Türkçesiyle

1. Başı aşağı, göğsü yarık, gözyaşı döken ve hâli kara olmak, kalem gibi baştan (başıyla) yürüyen söz sahibine (Sâhib'e) yaraşır. Beytin ikinci mısraının dizilişi tam açık değildir; anlam, kalem benzetmesine göre kurulmuştur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Dört sıfat, ilk mısrada kamış kalemin portresini çizer: "ser-nigûn" (başı aşağı), "sîne-çâk" (göğsü yarık), "girye-rîz" (gözyaşı döken) ve "tîre-hâl" (hâli kara). Kalem yazarken başı aşağıdadır, ucu ortasından yarılmıştır, mürekkep damlatır ve mürekkeple kararmıştır. Aynı sıfatlar, divan şiirinde aşk acısı çeken âşığın da sıfatlarıdır: başı önünde, göğsü yırtık, gözü yaşlı ve hâli perişan. Böylece kalem ile âşık tek bir tasvirde birleşir.

İkinci mısrada mahlas bir tamlamanın içine gizlenir. "Sâhib-makâl", söz sahibi, sözü yerinde olan demektir; aynı zamanda "Sâhib'in sözü" diye de okunabilir. Bu hâlin, kalem gibi başı üstünde yürüyen söz ustasına yaraştığını söyleyen şair, kendini hem âşık hem de kalem olarak anar. Kalemin başıyla yürümesi, Sâhib'in ilk rubaisinde de işlenen bir imgedir. İstanbul Üniversitesi'nin T. 738 yazmasından başka hiçbir nüsha bu beyti vermez.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 229, matla‘ 21 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 4a). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar