Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Levḥa-i endīşeden nefy-i sivā ḳıl lā gibi
Bir mehüñ ‘aşḳıyla çāk it sīneñi illā gibi

Günümüz Türkçesiyle

1. Düşünce levhasından Tanrı'dan başka her şeyi (mâsivâ) "lâ" gibi sil; bir ayın aşkıyla göğsünü "illâ" gibi yar.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kelime-i tevhidin iki parçası, yalnız T. 738'de bulunan bu beyitte bir aşk öğüdüne dönüşür. "Lâ ilâhe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur) cümlesinde "lâ" olumsuzlamadır ve Tanrı'dan başka her şeyi ortadan kaldırır; "illâ" ise istisna edatıdır ve yalnız O'nu ayırıp olumlar. Kelam ve tasavvuf kitaplarında bu iki parçaya "nefy" (olumsuzlama) ve "isbât" (olumlama) denir. Şair, düşüncenin levhasından "mâsivâ"yı, yani Tanrı'dan başka her şeyi "lâ" gibi silmeyi öğütler.

İkinci mısrada aynı formül bir yazı biçimine dönüşür. Arap yazısında "illâ" kelimesindeki lâm ile elifin birleşimi, iki kolu açılmış bir göğse benzer; bu biçim Sâhib'in 115. gazelinin ikinci beytinde de "sîne-çâk" (göğsü yırtık) âşığa benzetilmişti. Burada âşık, bir ay yüzlünün aşkıyla göğsünü "illâ" gibi yarmalıdır. Tevhidin olumsuzlaması dünyadan el çekmeyi, olumlaması ise tek bir sevgiye yönelmeyi anlatır; beyit tasavvufun dili ile aşkın dilini aynı iki kelimede buluşturur.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 225, matla‘ 7 (İÜ Ktp. T. 738, vr. 3b). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar